Haber Detayı
17 Eylül 2018 - Pazartesi 08:19
 
104 Yaşında Bir Garip Orhan Veli
Tarih 13 Nisan 1914 bir garip şairimiz Orhan Veli KANIK’ın doğum günü. Bu yıl 104. yaşında saygıyla, sevgiyle ve bize bıraktığı kendine has şiirleriyle andığımız usta şairimizin bir de kendine has dış dünyası var.
- Haberi
104 Yaşında Bir Garip Orhan Veli

Şiirlerin de bizi duygu seline sürükleyen, unuttuklarımızı hatırlatan, ezberlerimizi bozduran şairimiz aslında şiirlerinde yaşadıklarını yazarmış. Yazacaklarını hemen kalemle buluşturup kağıda dökmek onun adeti de değilmiş. Önce kafasında kurgularmış her şeyi, daha sonra olan biteni kalemiyle buluşturup kağıda dökermiş. “BEN ORHAN VELİ” adlı eserinde kendini bize böyle anlatmış şairimiz:

 

“Ben Orhan Veli
“Yazık oldu Süleyman Efendiye”
Mısra-i meşhurunun mübdii..
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela adamım, yani
Sirk hayvanı falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Bir evde otururum,
Bir işte çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar’ın
Sabık ahır usağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Oktay Rıfat’la Melih Cevdet’tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır pek muteber;
İsmini söyleyemem
Edebiyat tarihçisi bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Meşgul olmadığım ehemmiyetsiz
Sadece üdeba arasındadır.
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya?
Onlar da bunlara benzer.”

 

Şiirlerinde kimi zaman bize yalnızlığı aşılayan, kimi zaman umutsuzluktan bahseden, kimi zaman doğayı sevmenin yüceliğini anlatan Orhan Veli’miz ömrünün son satırlarına gelince içimize yaşama sevincini iplik iplik işlemeye başlamış. Aşkı en güzel anlatan şairlerimizden biridir o ama topluma da sessiz kalmaz. Hatalarımızı, yanlışlarımızı yüzümüze vuran o iğneleyici kaleminden bize nice öğütler dökülür. Bu şiirlerinden biri de neredeyse hepimizin bildiği “CIMBIZLI ŞİİR”idir. Şair kişinin umursamaz tavrından şikayetini böyle dile getiriyor:

 

“Ne atom bombası
Ne Londra Konferansı
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya!”

 

Ayrıca futbol tutkunu, uçurtma meraklısı, her daim neşe dolu ve oldukça şakacı biriymiş bir garip şairimiz. Galatasaray denilince ilk akla gelenlerden olmalıdır Orhan Veli, öyle ki kendisi koyu bir taraftarmış. Sarı, kırmızı çoraplar giyer, tüm gün onlarla gezermiş. Çocukluğun da ve gençlik dönemin de maddi sıkıntılar yaşamasına rağmen bunu kimseye belli etmez, gülmeye ve güldürmeye devam edermiş. İnsanların etrafında pervane olduğu bir şair. Ayrıca onun tiyatroya olan ilgisini de bilmeyen yoktur. Kardeşi ve kardeşinin arkadaşları için kurduğu ufak tiyatro sahneleri, o sahneler de sergilediği Hacivat ve Karagöz oyunları dillere destanmış. Tiyatro hayatına Moliere’nin üç oyununu çevirerek devam etmiş olan şairimiz, Jean Anouilh’in “ANTIOGONE” isimli oyununu da çevirmiş. Fakat oyunun basımını göremeden vefat etmiş. Çevirdiği bu oyun onun ölümünden sonra İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda sergilenmiş. Babası klarnist olan Orhan Veli de bir zamanlar müzikle ilgilenerek İstanbul Radyosu’nda ses uzmanı olarak çalışmış. Çocukluğu çok sıkıntılı geçen şairimiz, küçükken yanma tehlikesi atlatmasının yanında kızamık, kızıl gibi hastalıklar da geçirmiş. Şair arkadaşlarından Melih Cevdet Anday’la birlikte geçirdiği bir trafik kazası yüzünden yirmi gün komada kalmış. Balık tutmaya ayrı bir merakı olan, dürüst karakterli ve medeni bir kişiliğe sahipmiş. Okuduğumuz şiirleri dışında bir de kendisinin atmaya kıyamadığı şiirleri varmış, o bu şiirleri takma adı olan “Mehmet Ali Sel” adıyla yazıya dökermiş. O zamanlar Gençlik dergisinde Mehmet Ali Sel adıyla “SİCİLYALI BALIKÇI” şiiri yayınlanmış. Şiirinde:

 

“Yüz sene sonra bugünkü dünyadan

Bir tek insan kalmadığı gün,

Sicilya sahillerinde yaşayan balıkçı

 

Bir yaz sabahı ağlarını atarken denize

Her zamankinden daha geniş gökyüzüne bakıp

Benden bir mısra mırıldanacak şarkı halinde”

 

Şair bu şiirinde yıllar boyunca kendisinin okunacağını, adının ve yazdıklarının herkes tarafından bilineceğini söylüyor. Orhan Veli’ye kardeşinin arkadaşları “Ofran” adıyla seslenirmiş. Fiziki olarak kolları ve parmakları uzun olan Orhan Veli’nin kemikli bir yapısı varmış. Bundan dolayı çocukken patatese bile benzetilmiş. Herkesle iyi anlaşan, yaşamayı seven, kimsenin kalbini kırmayan, kimseye bir kötülüğü dokunmayan şairimizin sıcacık gülümsemesinin yanında bizim göremediğimiz sıcacık bir yüreği de varmış.

Biz de bir garip Orhan Veli’mizi saygı ve sevgiyle, her daim yüzüne iliştirdiği gülümsemesiyle ve bize bıraktıklarıyla anıyoruz. Kalbimizdesin bir garibimiz, ORHAN VELİ’miz.

 
 
Kaynak: Editör:
Etiketler: 104, Yaşında, Bir, Garip, Orhan, Veli,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort bayan escort