Haber Detayı
05 Kasım 2018 - Pazartesi 12:56
 
Ayşe Hazal Beytaş DSP Genel Başkanlığı için adaylığını açıkladı
DSP Genel Başkan Adayı Hemşehrimiz Ayşe Hazal BEKTAŞ; Ecevit”in 12. ölüm yıldönümünün idrak edildiği bu dönemde en büyük eseri olan DSP’nin içine düşürülmüş olduğu içler acısı durumdan büyük üzüntü duyduğunu kaydetti.
Ankara Haberi
Ayşe Hazal Beytaş DSP Genel Başkanlığı için adaylığını açıkladı

DSP Genel Başkan Adayı Hemşehrimiz Ayşe Hazal BEKTAŞ; Ecevit”in 12. ölüm yıldönümünün   idrak  edildiği bu dönemde en büyük eseri olan DSP’nin içine düşürülmüş olduğu içler acısı durumdan büyük üzüntü duyduğunu  kaydetti.

 

16 yıllık iktidarın Cumhuriyet ve demokrasinin üzerine yüklendiğini belirten Beytaş, bundan kurtuluşun tek yolunun güçlü bir sol hükümetin iş başına gelmesinin olduğunu ifade etti.

Ecevit”in 12. ölüm yıldönümünün   idrak  edildiği bu dönemde en büyük eseri olan DSP’nin içine düşürülmüş olduğu içler acısı durumdan büyük üzüntü duyduğunu  kaydetti.

DSP”nin oy oranını yüzde birlere düşürmüş bir grubun elinde olduğunu belirten Beytaş şunları söyledi:

“Seçime girebilmek için gerekli olan en az 41 ilde minimum düzeydeki örgütlenmeyi başaramamış, partinin son kalan varlıklarını har vurup harman savurmuş, DSP’yi küçültücü “kim fazla verirse onla ittifak yaparım” türünden pazarlık kokan beyanatlar veren, başka partilerin gücüne güvenerek var olmaya çalışan Önder Aksakal ve ekibinden partiyi kurtarmak için DSP  Genel Başkanlığı”na adayım.”

Gerçek DSP’lilerin partiye üye alınmamasına da tepki gösteren Beytaş,” bu köprüden önceki son çıkıştır.Kullandığımız artık son barutumuzdur. DSP çok hasta ve masada yatıyor.Bize düşen hiç tereddütsüz ve acımadan hastalıklı dokuları kesip atmaktır” dedi.

Beytaş bugün Ecevit’in ölüm yıldönümünde  DSP’yi  Ecevit’in hem maddi  hem de manevi mirasını tüketenlerden kurtararak  yapabileceklerini kaydetti.

Beytaş,”bir olalım,birlikte olalım ve milyonlara ulaşarak DSP’yi iktidara taşıyalım.” dedi.

Beytaş ve beraberindeki ekibi daha sonra yönetimi protesto etmek için, genel merkez önüne siyah çelenk bıraktı.

İşte e Hazal Beytaş'ın Basın açaklaması

BEN BİR DAVA KADINIYIM
DSP’de önerdiğim şey sadece kişilerin değişmesinden ibaret olan bir değişim değil.
Bilindiği gibi herkesin DSP’nin içler acısı halinden yakındığı, Önder Aksakal’a yapılan istifa davetlerinin ayyuka çıktığı bugünkü durumda ben de VARIM dedim ve Genel Başkanlığa talip olduğumu belirttim.
Önce Niye Önder Aksakal değil de Hazal Beytaş bunu açıklayayım. Burada en son Genel Başkan olduğu için Önder Aksakal’ın adı sıklıkla anılıyor. Aslında benim ve demokratik solcuların karşı olduğu şey sadece Önder Aksakal değil, Zeki Sezer’le başlayan, Masum Türker’le devam eden ve Önder Aksakal’la sonlanması gereken sürecin ta kendisi. 
Aslında benim talip olduğum şey bu süreç içinde yapılması gereken ama özellikle kaçınılan bir vicdan muhasebesini mümkün kılmaktır. Bu Vicdan Muhasebesi Bülent Ecevit’in hayatı ve mücadelesine duyulan bir saygının gereği olduğu kadar var olma savaşı veren ülkemize karşı duymamız gereken bir borçlu oluşun da gereğidir.
Manzara şu; olan biten herkesin malumu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 57.Hükümeti olmaktan seçimlere giremeyen bir parti durumuna düşürülen bir DSP ve demokrasisi 150 yıl geriye düşmüş bir Türkiye var ortada. Kendisine en çok ihtiyaç duyulduğu bir sırada DSP maalesef oyunun dışında kalmıştır
Önder Aksakal, Sezer’le başlayan, Türker’le devam eden DSP’nin çöktürülmesi diyebileceğimiz dönemin son halkasıdır ve partinin başında olduğu her an fuzuli işgaldir. 
Sonuç olarak demokratik sol davanın içinden gelen,  demokratik sol kültüre aşina, Ecevit’lere yakın olan ve partinin  bir çok kademesinde görev alan biri olarak ve ülkemin içinden geçmekte olduğu olağanüstü koşulların dayattığı bir zaruretin gereği olarak DSP Genel Başkanlığına aday oldum.  Bu benim için içten içe duyduğum tarihsel bir sorumluluğun da gereğiydi.
DSP Genel Başkan adayı olduğumu açıkladıktan hemen sonra Türkiye'nin birçok yerinden Demokratik Sol Parti'de değişim isteyen demokratik solcular benimle iletişime geçti. Hepsinin ortak isteği bunun sıradan bir değişim değil partinin yarım yüzyıllık geçmişini senteze uğratacak bir değişim olmasıydı.  
Telefon numaram elden ele geçiyor, sosyal medya hesaplarım  birçok kişi tarafından takip ediliyor oldu. Çok kısa Bir süre içinde birçok kişiyle bağlantı kurdum. İletişim ağını daha sağlam ve köklü oluşturmak, bazı arkadaşlarımı yerinde ziyaret etmek ve onlarla yüz yüze görüşmek için kendimce bir gezi programı yaptım. İstanbul Kadıköy'de bir grup arkadaşımızla yaptığımız değerlendirme toplantısı sonrası yollara düştüm. Sırasıyla Yalova, Gebze, Keşan, Zonguldak-Kozlu ve Eskişehir’de demokratik solcularla buluştum. 
Nitekim bu gezilerimi öğrenen DSP  Genel  Başkanı Önder Aksakal  ziyaret güzergahımdaki il ve ilçe örgütlerine  “Ayşe Hazal Beytaş’ı  parti  binalarına sokmayın” talimatları gönderdi.  Beni parti binalarında karşılayan yöneticileri (isimlerini açıklamamı istemiyorlar) görevden aldı ve tehdit etti.  
 21 Ekim 2018 tarihinde Eskişehir’de yaptığımız toplantı öncesi tarafımıza tahsis edilen salonun verilmemesi için DSP Eskişehir İl Başkanı ilgili ilçe belediyesine  baskı yapmış, salon iptal edilmiştir. (Son anda toplantı Yılmaz Büyükerşen’ın katkılarıyla  Büyükşehir belediyesine ait bir salon tarafımıza tahsis edilmiş olmasına rağmen son anda  yeri ve saati değişmiştir.)
 Kaldı ki bu ilk de değildi 2 yıl önce İzmir İl Kongresinde il başkanının ricasıyla hazırladığım Bülent Ecevit’i anlatan bir sunum yaparken, kendisi beni kaba bir şekilde konuşmamı yarıda kesip kürsüden inmeye zorlamıştı.
DSP Genel Başkanı ve Merkez Yönetimi  bizi takip etmekte ve her gittiğimiz  yerde önümüze engeller koymaktadır. Onların bu baskı ve yıldırma politikaları bizi yolumuzdan alıkoyamayacaktır. Şurası açıkça bilinmelidir; bana ve davamıza inanan inançlı demokratik solcularla birlikte yolumuza devam edeceğiz. 
Önder Aksakal Genel Başkan yetkisini  kötüye kullanarak  hiçbir yasal engelim bulunmamasına rağmen  2 yıl önce yaptığım üyelik başvurumu  hala sonuçlandırmayarak hem tüzüğü çiğnemekte hem de benim anayasal haklarımı ihlal etmektedir. Anlaşılan Önder Aksakal beni  ve arkadaşlarımı partinin dışında bırakmayı bir marifet saymaktadır.
30 yıldır Demokratik Sol davanın içindeyim. Mahalle temsilciliğinden, gençlik kollarından geldim; il-ilçe yöneticiliği, İzmir il kadın kolları başkanlığı, İzmir il başkanlığı dahil birçok görevde bulundum. Önder Aksakal ise 2002 yılında benim de il yönetiminde olduğum dönemde ANAP Aydın İl Yönetiminden ayrılarak partimize katılmıştır. Hayatının diğer bütün aşamalarını DSP Web sitesine koyan Önder Aksakal her nedense bu ayrıntıyı oraya koymayı atlamış. “Dinime küfrediyorsun bari Müslüman olsan”
Verilen bu kadar zaman ve emekten sonra tüzüğün birçok hükmünün, bizzat ona uyulmasını sağlamakla mükellef olanların kendileri tarafından yok sayıldığı bir ortamda, “sen üye değilsin ki!” itirazının anlamsızlığı apaçık ortada değil mi? Ama şark kurnazlığıyla bu keyfiliği sürdürenler bilmelidir ki, bu tutumları onları kurtarmaya yetmeyecektir. 
BEN DAVA KADINIYIN.
 Ardahan iline bağlı Göle doğumluyum, orta ve lise öğrenimini bu doğu ilinde tamamladım. Bu nedenle, ülkemin doğusunun sıkıntılarını,  ıstıraplarını hem yaşamış hem de yakından gözlemiş oldum
Halkla İlişkiler,  işletme ve sanat alanlarında ki yüksek öğrenimimi lisans düzeyinde tamamlamış bulunuyorum.
1990 yılında Üye olduğum Demokratik  Sol Partinin  en alt basamağı olan mahalle temsilciliğinden başlayıp, kadın ve gençlik kollarında aktif olarak çalışıp, il ve ilçe yöneticiliği dahil olmak üzere partinin çeşitli kademelerinde  görev yaptım
2009 Senesinde Rahşan Ecevit'in isteği ile Demokratik Sol Halk Parti'nin kuruluşunda yer aldım ve İzmir İl Başkanlığını yaptım 
DSP’nin kurucu liderlerinin prensip ve çalışmalarını yakından takip etme ve öğrenme olanağı sağlayacak 30 yıla yakın bir mücadelenin içinde yetiştim.
Ecevit düşünce ve davranışını anlama, yayma ve geliştirme amacındaki çalışmalara kurumsal bir yapı içinde devam etmekteyim.
İzmir'de emek ve demokrasi yolunda faaliyet gösteren sendika, platform, konsey ve benzeri oluşumlarda, sözcü ve yönetici görevlerinde bulunmaktayım.
Günümüzün en yakıcı konularından olan kadının sosyal mücadele alanına girmesini hedefleyen birçok çalışmanın yönlendiricisi, tasarlayıcısı ve icracısı oldum.
Demokratik sol kültür ile özdeşleşmiş olan kültür, edebiyat, şiir ve fotoğraf alanında  gerçekleştirilen dinleti, sergi ve bir çok etkinliklerde kendi çalışmalarımla yer aldım.
“BEN BİR DAVA KADINIYIM, demokratik sol davanın içinden gelmekteyim, partimdeki yıllardır çözümsüz kalmış sorunlardan kaynaklanan ciddi bir ihtiyaçtan dolayı DSP genel başkanlığına adayım”
Genel Başkan ve diğer Genel Merkez yöneticilerin tüm anti demokratik tavır ve uygulamalarına karşılık ülkemin her yerindeki demokratik solcularla buluşmaya, dayanışmaya ve demokratik sol mücadelemi DSP işgalcilerini işgal ettikleri yerden gönderinceye kadar sürdüreceğime  söz veriyorum. 
Ardından partimizi 81 ilde yeniden Ecevit’in düşünce ve davranışları yönünde örgütleyerek, partimizi zaman geçirmeksizin demokratik bir kurultaya götürmeyi hedefliyorum.
Demokratik Sol Partiyi sol siyasette tercih edilir bir seçenek olarak yeniden örmenin zamanı gelmiştir.
Köyde doğmuş, varaoşta büyümüş biri ve işçi sınıfının bir mensubu olarak, DSP ile halkın iktidarı için mücadele edeceğim. 
Ayşe  Hazal Beytaş
Kaynak: Editör:
Etiketler: Ayşe, Hazal, Beytaş, DSP, Genel, Başkanlığı, için, adaylığını, açıkladı,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort bayan escort