Haber Detayı
31 Aralık 2017 - Pazar 00:37
 
Bursa’da Azerbaycanlılar Hemreylik (Dayanışma) Günü
31 Aralık Dünya Azerbaycanlılar “Hemreylik Günü” Azerbaycan Kültür Derneği, Türk Ocağı Bursa Şubelerinin Uludağ Üniversitesinde okuyan Azerbaycanlı öğrenciler tarafından Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’nün ev sahipliğinde ortaklaşa düzenlenen etkinlikle kutlandı.
Bursa Haberi
Bursa’da Azerbaycanlılar Hemreylik (Dayanışma) Günü

31 Aralık Dünya Azerbaycanlılar “Hemreylik Günü” Azerbaycan Kültür Derneği,  Türk Ocağı Bursa Şubelerinin Uludağ Üniversitesinde okuyan Azerbaycanlı öğrenciler tarafından Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’nün ev sahipliğinde ortaklaşa düzenlenen etkinlikle kutlandı.

 Uludağ Üniversitesi Mete Cengiz Kültür Merkezinde düzenlenen Dünya Azerbaycanlılar “Hemreylik Günü” etkinliğine Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce,  Türk Ocakları Bursa Şube Başkanı, Prof. Dr. Selçuk Kırlı,  Azerbaycan Kültür Derneği Başkanı Handan Askeran Ton,  Iğdır Kültür Sosyal ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Kurban Güneş,   Öğretim üyeleri, davetliler ve öğrenciler katıldı.

Azerbaycanlı öğrenciler adına etkinliğin açış konuşmasını yapan Solmaz İsmailova,  etkinliğe katılımcıları öğrenciler adına selamlayarak,  hemreylilik gününün hazırlanmasında kendilerini bir araya getirerek destek veren Azerbaycan Kültür Derneği,  Türk Ocağı başkan ve yönetimleri ile Üniversite Rektörlüğüne teşekkür etti. “ Azerbaycan ile Türkiye dost ülke değil, dostluk bir birini sonradan tanıyan ülkeler arasında olan bir hadisedir. Azerbaycan ve Türkiye kardeş iki ülkedir” diyen İsmayilova,  bu kardeşliğin her zaman güçlü olmasını istiyoruz. Hiçbir kuvvetin, bu kardeşliğin arasına girmesini istemiyoruz. Yeni yılın ülkelerimiz başta olmak üzere tüm Türk dünyasına huzur mutluluk getirmesini dileyerek 2018 yılın “HemreylikGününü” Karabağ’dakutlama dileğinde bulundu. 

Azerbaycan Kültür Derneği Bursa Şube Başkanı Handan Askeran Ton da; “1989 yılının Aralık ayının son haftasında Sovyet Azerbaycan’ı Nahcivan ile İran sınırındaki demir direkli dikenli telleri kopararak birbirine kavuşup kucaklaştıkları,  sınırın her iki tarafından tongalarınyakılıp yılların hasretiyle kutlamaların yapıldığını anlatarak,  yaşanan bu duruma; Doğu Almanya ile Batı Almanya arasındaki Berlin duvarının yıkılması olayının ilham kaynağı olduğunu bildiren Ton,  1828 Türkmençay antlaşmasıyla Azerbaycan toprakları Arasnehri sınır teşkil etmek üzere kuzey- güney Azerbaycan diye ikiye bölündüğünü hatırlatarak şunları kaydetti:“ Azerbaycan halkını ikiye ayıran bu sınır tellerinin sökülmesi ile insanlar birbirlerine kavuşmuşlardı.  Sökülen bu tellerden yapılan sembolik çiçek çelengi, Bakü’de devam etmekte olan Azerbaycan bağımsızlık hareketinin önderi EbülfezElçibey’e takdim edilir.  Bu çelenk dünyanın en anlamlı çelengidir. Aynı tarihte İstanbul'da gerçekleştirilen ‘Türk Dünyası Kurultayı’nda 31 Aralık tarihinin ‘Dünya Azerbaycanlılarının Hemreylik Günü’ olarak kutlanması kararı alınır. 16 Aralık 1991 de bu kararın kabul edilmesi görüşülür ve 1992 yılında Azerbaycan parlamentosu 31 Aralık gününüDünya Azerbaycanlılarının dayanışma günü olarak kutlanmasını kabul eder.  25 yıldan bu yana Azerbaycan'da ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan yaklaşık 50 milyon Azerbaycan Türkü tarafından bayram olarak kutlana gelen bu günün birlik, beraberlik, barış ve huzur temennileri içinde kutlanmaktadır. Birleşmenin buluşmanın sembolü olarak idrak ettiğimiz Dünya Azerbaycanlılarının Dayanışma Günü’nün kutlayarak,  yeni yılın dünyaya huzur ve barış getirmesini diliyorum”

Bursa Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı; “Bu gün iki Oğuz elinin bir araya geldiğini,  gelmemesi için gereken her şeyin yapıldığını söyledi. “Dediler ki;  diliniz bir, dininiz bir, ufak tefek farklar var.  Azerbaycan’da da Türkiye’de de ‘evet biz yakın halkız, ama aynı halk değiliz’ dediler. Onu dediler bunu dediler, şunu dediler “ diyen Prof. Dr. Kırlı,  Azerbaycan ve Anadolu Türklerinin tarihi sürecini anlatarak şöyle konuştu:  “Tarihe şöyle kısaca bakan görür ki;  iki oğuz boyunun biri kuzeye biri güneye gitti. Birisi Suriye’ye giderken aklı başına geldi, Anadolu’ya doğru döndü. Biri de yerinde kaldı. Birinin geldiği coğrafya Anadolu, ötekinin kaldığı coğrafya Azerbaycan’dı.  Ama hem kendi kendimize hem de dışarıdakilerin etkileriyle yıllar yıllar boyu sanki ‘ayrı millet mişiz!’ gibi kabul edildik. Geldiğimiz nokta kardeş olduğumuzdur. Bu zaten böyleydi. Benim söyleyeceğim şudur: Eğer oğuz boyunun iki büyük grubu iki ayrı yerde yaşıyorsa,  bu kardeş olmanın ötesindedir. İkisi de birdir, kardeş halk falan değildir, ikisi de aynı halktır. Oğuz aynı halk ta Kıpçak ayrı halk mı?  Öyle şey olur mu? Türk soylu bütün halklar aynı halk, aynı millettir.

 İsimlerimiz ayrı ayrı coğrafyalarda,  ayrı ayrı adlandırılabilir, ama aynı halk aynı millettir. Farklılıklar o coğrafyacının farklılığından kaynaklanır.” Konuşmasında,  “Azerbaycan Türkü, Kırgızistan Türk’ü Kazakistan Türk’ü, Özbekistan Türkü, ben de Anadolu, Türkiye Türküyüm hepsi bu kadar. Bunlar birbirinden farklı şeyler değil ki” diyen Prof. Kırlı sözlerini  şöyle sürdürdü: “Biz faklı coğrafyadayız,  aynı soyun insanlarıyız. Bunu fark ettiğimizde, birlik olduğumuzda, karşımızda duracak güç varsa hodri meydan buyursun. Tarih boyunca birbirimizi yiyerek başkalarına avantaj sağladık. Türk milletinin bir birini farklı tanımlaması başkalarının hoşuna gitti. Koskoca Asya coğrafyasında; her bir coğrafyadaki gurubumuza başka başka efsanelerimizi atadılar. O efsanelerin hepsi bizim. Manas’ ta bizim, Dede Korkut’ta, Köroğlu da bizim değil mi? Bunların başka başka coğrafyalardaki Türklerin kendilerine ait miş gibi tanımlanan destanların kabul ettirilmesi, bizi birbirimize kırdırmak için uydurulmuş en güzel oyundu. Bunu belli bir dönem başardılar.”

Uludağ Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce; “Dünya Azerbaycanlılar günü etkinliğinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek,   Türkiye ile Azerbaycan arasında kardeşlikten öte, Yunus Emre'nin “ Bir ben var beni benden içeru” dizelerindeki gibi bir ilişki olduğunu söyledi.

Tarihte,  Türk dünyası ile birlikte Azerbaycan’la aramıza bazı mesafeler konulduğu, suni olan bu mesafelerin belirli bir süre kardeşliğimize ara verdiğini, ancak ortadan kaldıramadığını anlatan Prof. Dr. Yüce, “Azerbaycan Toprağı bizim için mukaddestir. Azerbaycan Bayrağı bayrağımız, insanı insanımız mutluluğu mutluluğumuz, sıkıntısı sıkıntımızdır” dedi.

Uluslararası ülke ilişkilerinin menfaate dayanan ilişkiler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yüce, “Uluslararası ilişkilerde menfaat beklemeksizin birbirini destekleyen tek ülke örneği Azerbaycanile Türkiye’dir. Uluslararasıilişkilerde bunun adı yoktur. Azerbaycan Türkiye ilişkileri kardeşlik ilişkilerinden de öte bir ilişkidir vebunun ötesi de yoktur. O nedenle biz biriz. Suni sorunlarla kaybedecek zamanımız yoktur.. Tarihin hiçbir döneminde Karabağ Ermenistan’ın olmamıştır. Karabağ Azerbaycan’dır.  İşgal edilmiş Azerbaycan Toprağı Karabağ bir gün alınacak. Bunun kaçarıyoktur. Bunu herkes bilsin. Karabağ öz be öz Azerbaycan toprağıdır”.

“ Türk dünyası büyük bir dünya, hepimiz biriz. Ama hepimiz ayrı ayrı sorunlarla uğraşarak suni bir takım problemlerle birbirimizi unutuyoruz. Sıkıntımız bu. Sorunlarla değil, bizi birlikte bir yerlere taşıyacak işlerle uğraşmamız lazım” diyen U.Ü. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce, sözlerine şöyle devam etti:

“Aramızda sorun yaratmak isteyenler elbette olacaktır. Olmazsa şaşarız. O nedenle gençler hepiniz birer Türk kahramanı olmalısınız. Kahramanlık ucuz işlerle kazanılmaz. Kahramanlık önce davayı bilmek, sonra dava uğruna kendini feda edebilmektir.Türk milleti kahraman bir millettir. Ama öncelikle kendi davasını bilmesi lazımdır. Biz ilişkilerimizi birbirimizi anlamama üzerine kurgularsak sonuca varamayız.  Ben dünyada farklıalfabelere sahiphiçbir milleti tanımadım.  Biliyorsunuz Nikolay Rimski-Korsakov’un geliştirdiği metotile Türk dünyasında onlarca ayrı alfabe var. Hiç birimiz diğerinin alfabesini zorlanmadan okuyamıyoruz. Bir KırgızTürk’ünün alfabesini elinize aldığınızda neden okuyamadığınızı, hiç düşündünüz mü? Azerbaycan’ın alfabesini bu gün okuyoruz,ama yinede zorlanıyoruz. Kazan Türk’ünün, Kırgız Türk’ünün. Özbek Türkü’nün alfabesini okuyamıyor.Çünkü damgaları harfleri farklı. Neden biliyor musunuz? Bir birini anlamasınlar diye. Çünkü anladıkları zaman aynı millet olduğunu öğrenecekler, bilecekler, ondan. Gasprıralı İsmail’in dediği gibi. Biz  ‘Dilde fikirde işte birliği’ sağlamak zorundayız. Bunu sağladığımızda Türk birliğinide sağlamış olacağız.”dedi.

Konuşmalardan sonra U.Ü. Konservatuarı ses ve saz sanatçıları;  Türk dünyası ezgilerinden nefis bir konser verirken, Azerbaycan kültür derneği yönetim Kurulu üyesi ve Azerbaycan Halk mahnıları sanatçısı Himmet Öztürk ‘te çalıp söylediği Azerbaycan halk mahnıları ile katılımcıları coşturdu.

Azerbaycan Hemreylik Günü Şenliğinin düzenlenmesinde katkıda bulunan sanatçılara ve Uludağ Üniversitesi rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce’ye Azerbaycan Kültür D,derneği başkanı Handan Askeran Ton ve Bursa Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı, birer onurluk sundular.

K.Ali ERGÜL/BURSA/Serhat Birikim

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Bursa’da, Azerbaycanlılar, Hemreylik, (Dayanışma), Günü,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort bayan escort