Haber Detayı
12 Ekim 2018 - Cuma 09:47
 
DEMOKRASİ SAHTEKÂRLARI…
DEMOKRASİ SAHTEKÂRLARI…
Gündem Haberi
DEMOKRASİ SAHTEKÂRLARI…

Yalan dünya dememişler mi adına… Her şeyin, her kavramın, bir gerçek savunucusu, sözcüsü var, bir de sahtesi, sahtekârı.

Bu sahtekâr ve sahtekârlıklar içinde en can alıcı olanı, günümüzü, geleceğimizi karartanı, çoluk çocuğumuzu ağlatacak olanı da demokrasinin sahtekârları…

Bu sahtekârların başında Batılı emperyalist ülkeler geliyor. Kendi iç sorunlarında yüzlerce yıllık kanlı sınıf mücadeleleri, emekçi kanı ile elde edilmiş birçok hakkı, kuvvetler ayrımını, bağımsız yargıyı yok etmeye güçleri yetmiyor, ama biz Şark ülkelerini ve garip insanlarını demokrasi yalanı ile cendereye almayı, başımıza olmadık çuvallar geçirmeyi başarıyorlar. Bu arada nice kanlar dökülüyor, nice çocuk çocuğun üstüne bomba yağdırılıyor, nicesi milyonlarla sığınmacı olup kendi başlarına belayı getirenlerin sınırlarına yığılıyor, cesetleri kıyılarına vuruyor…

Irak’ta, Libya’da, Filistin’de onlarca kez yaşadık… Suriye’ye getirecekleri demokrasi yarım kaldı. Bu ülkelerin halkları yediden yetmişe perişan oldu. Kimi demokrasi olur mızraklarının ucundaki, kimi Muaviye’deki gibi Kuran yaprağı, kimi görmezden gelinmiş, yok sayılmış ana diller, kültürel haklar, kimi de kot pantolonlu, kolalı, AVM’li bezirgânlıklar…

Bunların demokrasi adına alkışladığı, yan yana elde kılıç soytarı danslarına durduğu halkının anasını ağlatan birileri de var ama, her nedense onlara demokrasi ihraç etmeyi, asker potiniyle başlarını ezmeyi pek düşünmüyorlar.

Suudi Arabistan çok demokrat bir ülke olmalı ki, Batılı emperyalistlerle arasından su sızmıyor.

Demokrasinin gereği olarak İstanbul Başkonsolosluğuna giren Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı ortadan yok oluveriyor. Onun yok olduğu zaman dilimi içinde Suudi istihbarat şefinden eli kanlı devlet görevlilerine ekipler ellerini kollarını sallaya sallaya özel uçaklarla gelip gidiyor Türkiye’ye…

Onunla da yetinmiyor adamlar. Suudi Arabistan’daki kardeşi ve karısı güpegündüz evlerinde devlet görevlileri tarafından kılıçlarla doğranıyor…

Eh tüm bu “demokrasi” adımları için Batılı pezevenklerin önemli gerekçeleri olmalı… 13 Haziran 1910 günü Avam kamarasında konuşan, sicilinde Başbakanlık, İrlanda İçişleri Bakanlığı, İskoçya Bakanlığı bulunan Lord Arthur James Balfour şöyle diyordu: “Her şeyden önce olgulara bakın. Batılı uluslar, tarihte ortaya çıkar çıkmaz, … kendilerine özgü erdemleri edinip… kendi kendini yönetme yetilerinin ilk ilkelerini sergilediler,… Genel deyişle ‘Doğu’daki Şarklıların tarihine bir göz atın, kendi kendini yönetmenin izine rastlayamazsınız.  (…) Bu büyük uluslar için –büyüklüklerini kabul ediyorum- bu mutlakiyetçi yönetimin bizim tasarrufumuzda olması hayırlı mıdır? Hayırlıdır derim ben” (Edward Said, Şarkiyatçılık, s 42-43)  

Bu Suudi krallığı, zaten daha kuruluştan itibaren Batı çıkarlarının oradaki pezevenkliğine ve eli kanlı katilliğine soyunmuş bir “demokrasi” ülkesidir zaten…

“Mustafa Kemal’in 20. Yüzyıl başlarında tanığı olduğu gelişmelerden birisi de 1927 yılında Vahabi Suudi Krallığı’nın kuruluşunda İngiliz emperyalizminin açıkça rol almış olmasıdır. Suudi Krallığı’nın oluşum sürecinde, İngiltere adına Lozan görüşmelerine katılmış Dışişleri Bakanı Lord Curzon, Edward Said’in Şarkiyatçılık yapıtında parlamentodaki bir konuşmasına yer verdiği Lord Balfour Edward, ünlü tarihçi Arnold Toynbee, arkeolog ve Oryantalist David George ile Churchill yer almışlardır (Vahap Erdoğdu, Sermayenin Küresel Egemenliği ve İslam, s 105).

Suudi Arabistan, daha sonra İslamcı hareketlerin dünyaya yayıldığı, şeriat konusunda ödün vermeyen, acımasız bir krallık olarak tarih sahnesinde yer alacaktır. Kurulmasında İngiliz ajanlarının etkili olduğu Müslüman Kardeşler örgütünün önderi Banna’nın hocası Raşit Rida, Mısır’da İngilizler’in desteğiyle yayınladığı haftalık Işık Evi dergisinde şöyle yazacaktır: “Arabistan’da İbni Suud’un Vahhabi hükümdarlığının oluşumuyla yeni bir umut yıldızı doğdu. İbni Suud Hükümeti, Osmanlı’nın yıkılışı ve Türk hükümetinin dinsiz bir hükümete dönüşmesinden bu yana, bugün dünyanın en büyük Müslüman gücü olmuştur. Bu hükümet, din düşmanlığı ve zararlı yenilikleri kabul etmeyen ve Sünnete yardımcı olacak bir güçtür.” (Robert Dreyfuss, The Devil’s Game, New York 2005, s 39, aktaran, Vahap Erdoğdu, Sermayenin Küresel Egemenliği ve İslam, s 108)

ABD’nin ARAMCO (Bu firma şimdi SAUDİ ARAMCO adını kullanmaktadır – Arabian American Oil Company-) adlı petrol şirketi aracılığıyla Suudi petrolünün egemenliği ABD’nin eline geçmiştir. Sıra diğer petrol yataklarına da gelecektir.” (Ayrıntılar için ANADOLU RÖNESANSI, -Alper Akçam- adlı kitaba bakınız)

Platon’un binlerce yıl önce tanımladığı demokrasi bezirgânlığının en güzel örnekleri Batılı emperyalistlerle ortaklık kurup ülkesinin zenginliklerini yağmalayan Doğu derebeyleri tarafından göz göre göre gerçekleştirilmektedir. Bunun için de bir yandan “kamuda israfa son,” nutukları atılırken, bir yandan 16 eski milletvekili 23 Milyar maaşla Cumhurbaşkanı danışmanı olarak atanmaktadır (11 Ekim 2018 gününün tv haberleri)… Demek ki, badem bıyıklıları tercih edilen yüzbinlerce devlet görevlisi, binlerce lüks otolu genel müdür, şube müdürü yeterince danışılacak gibi durmuyor…  

Ama, kanımca, en büyük demokrasi sahkekârları, bizdeki liberal geçinen aydınlardır. Her şeyin farkındadırlar aslında ama kıçlarında don durmaz olmuştur bir kere; kültürün, politikanın, hatta edebiyatın orospusu olmuşlardır. Yeri gelir FETÖ kanlı bezirgânlarıyla aynı yatağa girerler, yeri gelir demokrasi uğruna “Evet,”, “Yetmez ama evet,” çığırtkanlıkları yaparlar, yeri gelir, Geortown’daki, Londra’daki anlı şanlı Şarkiyatçı araştırma merkezleriyle oynaş olurlar… Zamanın eskitemediği ve eskitemeyeceği tek şey, onlara olan nefretimdir…

Selam olsun insanını bir oy davarı olarak görmeyip gerçekten insan yerine koyana, selam olsun dağarcığında yalan ve sahtekârlık bulunmayana, selam olsun üç kuruş çıkar, makam, mevki için boyun eğmeyip halkı için, toprağı için dimdik durana; alnının akı, vicdanının temizliğiyle yaşayana…

12 Ekim 2018, Alper Akçam

Kaynak: Editör:
Etiketler: DEMOKRASİ, SAHTEKÂRLARI…,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort bayan escort