Haber Detayı
12 Ağustos 2016 - Cuma 21:27
 
HOŞGÖRÜ VE İNSANLIK ÜSTÜNE…
Bakmayın siz bugünlerimize. Bizim gibi inanmayanlara, bizim gibi konuşmayanlara, bizim gibi giyinmeyenlere saldırdığımıza, bir ve aynı olandan başkasına tahammülsüz kalışımıza;
Kültür-Sanat Haberi
HOŞGÖRÜ VE İNSANLIK ÜSTÜNE…

Bakmayın siz bugünlerimize. Bizim gibi inanmayanlara, bizim gibi konuşmayanlara, bizim gibi giyinmeyenlere saldırdığımıza, bir ve aynı olandan başkasına tahammülsüz kalışımıza; birilerinin işaretiyle cam çerçeve indirip kafa göz kırdığımıza, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta olduğu gibi, insanları diri diri yaktığımıza, anne karnındaki bebekleri şişlediğimize, bombalarla parçalanmış insanlar anılırken yuh çekip ıslık çaldığımıza.

Bir zamanlar son derece toleranslı, hoşgörülü olan, hayata çoğulcu bakan bir toplumun evlatlarıyız aslında… Kayı boyu, 400 atlıyla koca Bizans İmparatorluğu’nu, yozlaşmış Selçuklu’yu ve bezirgân Arap uzantılarını alt etmeyi, Anadolu’da topraklarını kamuya ait Beytülmali Müslimin bir ortaklığa götürebilmeyi , Afrika’dan Avrupa’ya fetih yollarını açabilmeyi başarabildiyse, bunu çoğulcu bakış açısına, hoşgörüsüne, yüzyıllardır derebeyi zorbalıkları altında inim inim inleyen halkların kendisine bir çeşit kucak açmasına borçludur…

Batı gelişmişliğinin, sanayi devriminin öncüsü olan Rönesans ve Reform hareketleri başladığında onların Reform hareketi öncülerinin “kanlı köpek Türk” diye tarif ettiği (Martin Luther ve AndreasOsiander’de en somut örnekleriyle) bizler, İspanya ve Almanya’dan kovulan, yaşam hakkı tanınmayan Yahudilere kucak açmış bir halkız… Bundan daha somut bir ayıraç olabilir mi?

Kısacası, yüz yıllar öncesinde, o tükenmeyen fetihler devrinde bile, kendinden olmayana yaklaşım ve insani özellikler bakımından Müslüman Türkler, insanca özellikler açısından Hıristiyan Avrupa’nın kat kat ötesindeydi. Kadınına verdiği değer de çok farklıydı; göçebe toplumun kandaş gelenekleriyle, kadın, erkeğinin yanındaydı, her işte onunla yarıştaydı…

Söz gelimi, 1509 yılı tutulmuş Vidin Sancağı defter kayıtlarından, on üç tımardan ancak üçünün Müslüman oğlu Müslüman’a ait olması (“TIMARLININ HÜVİYETİ sırasında göze çarpan şey Osmanlı’nın ırk, dil, din gibi farklara hiç bakmaksızın yalnız insanı seçmesi ve ayırtmasıdır. Örneğin alt alta 13 tımar dirlikçisi arasında yalnızca 3 tanesi -ırkı, dili bilinmese de- Müslüman babanın oğlu Müslüman’dır. Geri kalan 10 dirlikçiden 4’ü Hıristiyan babanın Hıristiyan oğludur. 6’sı Hıristiyan babanın Müslüman oğludur.”(1509 tarihli Vidin Tımar Defteri, H. Kıvılcımlı, Osmanlı Tarihinin Maddesi, s 228), Engels’in 22 Şubat 1882 tarihinde Eduard Bernstein’e yazdığı mektupta “Eğer Türkler, Bulgarlar’a şimdi sahip olduklarından daha fazla öz yönetim ve daha az vergi ödeme olanağı vermemiş olsalar veya Bulgarlar’a şimdi kendilerine karşı davrandıkları gibi davranmış olsalardı, bütün Bulgar sorunu ortadan kalkmış olurdu,” (Engels’ten aktaran Onur Bilge Kula, Avrupa Kimliği ve Türkiye, s 447-448) gibi bir anlatım kullanması, Cezayir’de Türk egemenliğinin feodalleşmeye yol açmamış olması ve özel mülkiyetin gelişmesine olanak vermemesi (Karl Marks, F. Engels, Kapitalizm Öncesi Ekonomi Biçimleri, s 334), tarihçilerin Osmanlı devletini kuran ilk Osmanoğulları’nın ve yanlarındakilerin Sünni, Ortodoks Müslüman olduklarından şüphe etmiş olmaları (N. Berkes, Türkiye’de Çağdaşlaşma, s 29) vb gibi…

Bugün yoksul halk yığınlarını dini söylemlerle yönlendirmeyi başaran birilerinin millete giydirmeye çalıştığı çöküş dönemindeki yoz Osmanlı kafasının bir aşağılama öğesi saydığı Türk sözcüğünü ve Türkçülüğü kurtuluş yolu olarak görmüş Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura da ırkçı değillerdi. Mustafa Kemal üzerine çok önemli etkisi olmuş Yusuf Akçura, şimdilerde tehditli parmaklar, tekbirlerle sokaklara taşmış ırkçılığı bir emperyalist oyun olarak tanımlardı. Akçura,  1919 yılında Türk Ocağı’nda verdiği konferansta Türkçülük’le ilgili görüşlerini dile getirir: “(…) Bizde Türkçülük cereyanının gitgide iki kola ayrıldığını iddia etmek istiyorum. Bu iki cereyanı şimdi moda olan tabirlerle tarif etmek istersek, birisine ‘demokratik Türkçülük’, diğerine ‘imperyalist Türkçülük’ diyebiliriz. Demokratik Türkçülük, milliyet esasını, her millet için bir hak olarak telakki ediyor ve Türkler için taleb ettiği bu hakkı, diğer milletlere de aynı derecede hak olarak tanıyordu.” (Yusuf Akçura, Türkçülüğün İki Kolu, 16 Eylül 1919 İstanbul Türk Ocağı, anan: F. Georgeon, Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri, s 145)

Emperyalist anlamda kışkırtılan ırkçı milliyetçilik, Alman emperyalizminin güdümünde hareket eden kimi İttihat Terakki liderlerinde uç vermiş olsa da, asıl gelişmesini II. Dünya Savaşı yıllarında Alman faşistlerinin altınlarıyla nemalanan ve Cumhuriyet kurucusu Mustafa Kemal’e bile “Selanik Piçi” diyebilme alçaklığını göstermiş, Hasan Ali Yücel gibi bir Cumhuriyet kültürcüsünü, Mevlevi dedesini adliye koridorlarında linç etmeye kalkmış ve o günleri Türkçülük günü olarak kutlamayı bugüne kadar sürdürmüş yeni dönem politikalarında çoğaldı… Aynı kanat, daha sonra CİA kontrgerilla hareketleriyle bağlanarak ülkede onlarca günahsız aydını katleden, Maraş’ta, Çorum’da günahsız annelere, çocuklara bile kıyan kanlı bir faşist kalkışmaya dönüştü.

Dini anlamda bağnazlık ve hoşgörüsüzlüğün kaynağı da Batı emperyalizminin oyunlarıdır… Komünizmle Mücadele Derneklerinden (ilk yöneticileri arasında Fethullah Gülen de bulunur) Yeni Forum dergilerine CİA ajanlarının ve soysuz liberal aydınlarımızın cirit attığı bu yapılanmanın son ürünü olarak canımızı yakmış 15 Temmuz 2016 kanlı darbesi yer alır. Öncesinde Georgtown’dan Londra’ya, Abant’tan Yalıkavak’a arka arkaya toplanan Gülen konferanslarının, ABD emperyalizminin kültür koç başı olan Gülen okullarının yıllara uzanmış demokrasi kılıflı sinsi düzenbazlıkları vardır…

Gelin bu çirkin oyunların farkına varalım; dört yön, on altı rüzgâra, yedi kıtaya dostluk ve kardeşlik elimizi uzatalım; kapitalizmin ve emperyalizmin yerli iktidar manyaklarıyla birlikte tezgâhladığı bu kanlı oyunları boşa düşürelim…

 

05 Ağustos 2016, Alper Akçam

 
Kaynak: Editör: Ayten Alkaşı
Etiketler: Bakmayın, bugünlerimize, Bizim, inanmayanlara, bizim, konuşmayanlara, bizim, giy
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort