Haber Detayı
11 Temmuz 2018 - Çarşamba 18:17
 
Kibir Gömleğini Çıkarıp, Tevazu Gömleğini Giymeliyiz!
Kendini bilen Rabbini bilir. Rabbini bilen haddini bilir. Hayatın gayesini bilen, alemi temaşa eden, alemi anlayan, dünyayı anlayan ve insanı anlayan herşeyin Yaratıcısının kim olduğunu da anlar. Bu sebeple gerçek anlamda düşünen, hakikati anlamaya çalışan insan tevazulu bir hayat sürmenin gayreti içerisinde olur, kibirli olamaz, olmamalıdır.
İstanbul Haberi
Kibir Gömleğini Çıkarıp, Tevazu Gömleğini Giymeliyiz!

Tevazu sahibi olanı Allah yüceltir, kibirli olanı da alçaltır.

            Kendini bilen Rabbini bilir. Rabbini bilen haddini bilir. Hayatın gayesini  bilen, alemi temaşa eden, alemi anlayan, dünyayı anlayan ve  insanı anlayan herşeyin Yaratıcısının kim olduğunu da  anlar. Bu sebeple gerçek anlamda düşünen, hakikati anlamaya çalışan insan tevazulu bir hayat sürmenin gayreti içerisinde olur,  kibirli olamaz, olmamalıdır.

            Kendini unutmayan Rabbini unutmuyor. Rabbini unutanlar aslında hep kendini unutmuşlardır. Kendini unutanlar dünyanın zevkine aldanmış, malın mülkün hiç bitmeyeceğine kanmış, dünyada fesat çıkarıp, zulüm, haksızlık, nihayetinde ise dünyasını perişan edenler ahiretini de hüsrana uğratmıştır. 

            Gurur, insanların kurdu, tevazu zinetidir. Ekin tarlalarında başları dik duran başaklar, içi boş olan başaklardır. Toplum içinde sert ve dik kafalı  olanlar, başları göklerde dolaşanlar, mağrurlar ve kafalarının içi boş olan cahillerdir.

Tevazu, Müslümanların  en güzel sıfatıdır. 

            Meyveleri olgunlaşmış ağaçların, dallarını yere eğip insanlara ikram etmesi gibi; ancak akıl, ilim ve hikmet sahibi seçkin insanlar mütevazı ve ikram sahibi olurlar. Şu hâlde insanoğlu, gösterişe dayalı nefsani  şöhret ve heybetten ziyade, iç alemini bütün varlıkların istifade edebileceği bir hazine hâline getirmelidir.

            Kibir ve büyüklenme, bir insana en çok zulüm ve sıkıntı yaşatan kötü ahlâk özelliklerindendir. Tevazu ise, tam aksine, insana huzur ve rahatlık getirir. Kibirli bir insan, her şeyden önce tüm özelliklerinin kendine ait olduğunu zanneder. Örneğin zekasının Yaradan’ın kendisine verdiği bir nimet olduğunu düşünüp şükredeceğine, zekasıyla övünür. Bu özelliğini gözünde büyüterek çevresindekileri kendisinden küçük görür ve aşağılar. Bunun bir sonucu olarak, çevresindeki insanlar tarafından sevilmez ve itici bulunur. Belki, kibirli tavırlarından dolayı bazı kimseler onun yanında ezilip, saygı gösteriyor olabilirler. Ancak kibirli insana gösterilen saygı içten, samimi, gerçekten o kişiye hürmet duyulduğu için gösterilen bir saygı değildir; aksine onun kibirinin, şerrinden kurtulabilmek için uygulanan bir davranış şeklidir. Dolayısıyla kibirli insanların gerçek, samimi, içten bir sevgi ile kendilerine bağlı dostları olamaz. Yakın çevrelerinde, hep kendilerine göstermelik bir ilgi ve saygı gösteren insanlar vardır.

Nedir bu tevazu ? 

Tevazu, kul olduğunu bilip Rabbi'nin mülkünde edeple yaşamaktır. 

Tevazu, Hakk'ın sevdiğini sevmek, sevmediğini terk etmektir. 

Tevazu, Hakk'ın kullarına Hak için muhabbet ve hizmet etmektir. 

Tevazu, Haktan gelen her şeye gönül hoşluğu ile boyun eğip teslim olmaktır. 

            Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Kim Allah için tevazu gösterirse, Allah onu yüceltir. Kim de kendini beğenip kibir gösterirse, Allah onu alçaltır.” (Müslim, Tirmizî , Dârimî ) 

            Halife Ömer geceleri tebdil-i kıyafet ile sırtına un çuvalını alıp fakir ve ihtiyaç sahiplerini gezerken Halife olduğunu bile söylemiyordu ! 

            Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethetmiş ve hilafet 1516 yılında Abbasilerden Osmanlılara geçmişti. Cuma günü Ümeyye Camiinde Cuma namazı kılınırken, imam hutbede  halifenin ismini zikredip Hakim-ül harameynişşerifeyn  (Mekke ve Medine'nin hükümdarı) dedi. Yavuz Sultan Selim hemen oturduğu yerden ayağa kalkarak, Ey İmam efendi, Hakim-ül harameyn deme, Hadim-ül harameyn (Mekke ve Medine’ye hizmet eden )de dedi. 

            Nuh aleyhisselam, ölürken çocuklarına, “Şirk ile kibirden çok sakının” buyurdu.

Gelip geçici olan makam, mevki de üstünlük sebebi değildir. Bir çok krallar, derebeyler, Firavunlar mevki sahibiydi. Hepsi gitti. Ancak iyilerin iyiliği, kötülerin kötülüğü söylenmektedir. Kötü birinin mevki, makamı ile övünmesi neye yarar?

Kibrin sonu ateştir. Tarihte kibirli olup da yücelen, sevilen ve hayırla anılan hiç kimse yoktur. Ölüm bütün zalimlerin ve zorbaların belini kırmış, boynunu bükmüştür. 

            Bir insan giydiği elbisenin kumaşı ile kibrederse, onun güzelliği kumaşı imal eden fabrikaya aittir. Dikişinin güzelliği ile büyüklük taslarsa, onun değeri diken terziye aittir. Bindiği atın hızlı koşması ile kibirlenirse, o özellik ata aittir. Kendi güç ve kuvvetiyle veya güzelliğiyle büyükleniyorsa, onlar hep Allah vergisidir.

            Allah buyuruyor ki :“Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.” (İsrâ suresi, 37. ayet.)

Evet kibir bir müslümana yakışmayacak en kötü haslettir.Tevazu bir zenginlik ise kibir bir zillettir.Bir müslümanın bir müslümana karşı kibirlenmesi, büyüklenmesi ve onu alçak görmesi haramdır.

            Kibir Müslümanlar arasında örülmüş bir duvardır. Öncelikle kibir duvarlarını tevazu, samimiyet, sevgi ve hoşgörü ile  yıkmalıyız! 

            İnsanoğluna  kibir yakışmaz! Hele birde Müslüman ise hiç yakışmaz! Kibir şeytanın gömleğidir ! Kim kibir gömleğini giyerse helak olur ! Hem dünyasını hem de ahretini mahveder ! Müslümana yakışan tevazudur.

            Tevazu peygamberlerin gömleğidir. Kim tevazu gömleğini giyerse her zaman muvaffak olur. Huzur bulur, hürmet bulur, vefa bulur,sevgi ve şefkat bulur. 

Nitekim geçmişe dönüp baktığımızda tarihe adını yazdıranlar “tevazu” sahibi kişiler olmuştur. Tam aksi olan “kibir” sahibi olanlar ise unutulup gitmişlerdir.

            Bugün her alanda gerek ekonomi, gerek siyasi ve gerekse toplum olarak tevazu sahibi insanlara dünden daha fazla ihtiyacımız vardır.Eğer tevazu gömleğini giyip , tebessüm ile gönüllere hitap edebilirsek inancı, rengi ,kimliği ve konumu ne olursa olsun herkesi kazanabiliriz. 

            İbrahim hakkı hazretlerinin nasihat dolu mısraları ile yazımı bitirmek istiyorum: 

Hiç kimseye hor bakma
İncitme gönül yıkma
Sen nefsine yan çıkma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…

Onur KARAKOÇ

Araştırmacı Yazar

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Kibir, Gömleğini, Çıkarıp,, Tevazu, Gömleğini, Giymeliyiz!, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort bayan escort