Haber Detayı
11 Ağustos 2016 - Perşembe 19:09
 
Ozan Müsaip Temuroğlu, Türkü tarihi eser gibidir
Halk Müzik kültürünün önemli bir bölümünü teşkil eden âşıklık geleneği, köklerini Orta Asya’dan almış ve geçmişten günümüze Türk kültürüne ait unsurları bünyesinde mayalayarak varlığını günümüze kadar sürdürmüştür.
Kültür-Sanat Haberi
Ozan Müsaip Temuroğlu, Türkü tarihi eser gibidir

Ozan Müsaip Temuroğlu, Türkü tarihi eser gibidir

 

 

 

Halk Müzik kültürünün önemli bir bölümünü teşkil eden âşıklık geleneği, köklerini Orta Asya’dan almış ve geçmişten günümüze Türk kültürüne ait unsurları bünyesinde mayalayarak varlığını günümüze kadar sürdürmüştür.

Ozan Müsaip Temuroğlu’da çıraklığını Türk ozanlık edebiyatının temsilcileri olan amcası Ozan Yoksuli’nin yanında tamamladıktan sonra Aşıklık geleneğini ustaca bu güne taşıyan ozanlardan birisi.

“Gül Oynamış” türküsüyle milyonları duygulandıran Ozan Müsaip Temuroğlu, yazdığı yüzün üzerindeki türkülerden 80 tanesi sanatçılar tarafında albüm yapılmış bazı besteleri de klip yapılmış.

Türkiye’nin büyük ozanlarında olan Ozan Müsaip Temuroğlu, Türkü tarihi eser gibidir. Nasıl Mimar Sinan bir camı yapıp 3 yıl temelinin oturmasını bekleyip, özenle yaptığı Camileri, Sarayları Kökleri,  Köpüleri ve tarih eserleri bir asırdır ayakta dim dik duruyorsa. Türküde öyledir, emek edersen üzerinde çalışırsan o Türküde Tarihi eser gibi sanatçı tarafından asırlarca yaşatılır. dedi

S. BİRİKİM:  Bizi Ozanlık geleneğinden bahsedermisiniz?

M.TEMUROĞLU: Türk dünyasının kültür varlığının önde gelen unsurlarından biri âşıklık geleneği aynı dili, tarihi, kültürü paylaşan Türk cumhuriyetleri ve topluluklarında ortak bir mirastır. Diyebiliriz.

Âşıklık geleneğinin yaşatılmasında kültürel icra mekânı olarak eğitim kurumlarının rolü büyüktür. Ama ülkemizde ozanlık geleneğinin yaşaması noktasında çok büyük bir çobanın olmadığını hepimiz bilmekteyiz.

Gelenek içerisinde kuşaktan kuşağa değişik yöntem ve metotlarla aktarımı yapılan halk kültürü, küresel dünyanın sanayileşme, iletişim, ulaşım, ekonomi ve kentleşme alanlarında gerçekleştirdiği hızlı değişime uyum sağlayarak hızla değişerek dönüşmeye ve bu yolla toplum içerisinde kendine yaşam alanı oluşturmaya devam etme mücadelesi vermektedir.

Özellikle günümüz dünyasındaki sanayileşme, kentleşme, ulaşım, ekonomi, eğitim ve iletişim alanlarında meydana gelen hızlı değişim yaşam alışkanlıklarımızla beraber geleneksel kodlarımızı da değiştirmiş ve bu duruma paralel olarak da kültürel yapılarımızda dönüşümler ve de güncellemeler baş göstermiştir. Kültürel miras taşıyıcıları tarafından yine birçok sebebe bağlı olarak güncellenemeyen geleneksel kültür unsurlarımız ise zaman içerisinde işlevlerini de kaybederek unutulmuş ve de kaybolmuşlardır

Anadolu’da sözlü edebiyatın çok güçlü olduğu dönemlerde âşıkların sanatlarını icra etmek için kendilerine mekân olarak köylük yerleri, kahvehaneleri, zengin konaklarını, klasik edebiyatın az etkilediği küçük kentleri ve göçebe ya da yarı göçebe toplulukların yaşam alanlarını seçtiklerini ayrıca aşığın hem yaratıcı hem de icracı olduğunu ve de gerek çağdaşı olan, gerek kendinden önce yaşamış olan âşıklardan edindiği edebiyat geleneğini bir kuşaktan öbür taşırken zorluk çekmiyorlardı. Çünkü halkla iç içeydiler.

S. BİRİKİM:  Türkü sözlerini yazarken topluma bir mesaj veriyormusunuz?

            M.TEMUROĞLU: Türkü bir yaşam biçimidir. Türk toplumu uzun yıllar sözlü edebiyattan beslenmiştir. Biz sanatçılarda bazı gerçekleri söylüyor ve türkülerimizle halka ulaştırıyoruz. Bende söz yazarken toplumun gerçeğini de dile getirme için büyük gayret gösteriyorum.

Âşıklar şiirlerinde toplumsal, tarihsel, bireysel olgu ve durumlar karşısında halkın ortak duygu ve düşüncelerini dile getirmeleri bakımından Türk kültürünün korunmasında kültür taşıyıcıları olarak görev yapmışlardır. Âşıklar ayrıca, dışa dönük karakterleriyle her dönem siyasal ve toplumsal olaylara karşı olan duyarlılıklarını eserlerine konu edinmişlerdir

S. BİRİKİM:  Son yıllarda gerek teknoloji, gerek batı müziği Ozanlık kültürünü önünü geçmiş durumda. Peki bu ulumsuz süreci tersine çevirmek, Ozanlık kültürünü halka sevdirmek için neler yapılmalı?

M.TEMUROĞLU: Biz ozanları o yola başımızı koyduk. Ozanlık bayrak alma verme yarışıdır.  Bu güzel olguyu rehberlerimiz tarafından devir edilen Bu kültürü gelecek kuşaklara formatını bozmadan devir etmen gayreti içerisindeyiz.

Türkiye’nin 600 yakın Ozan 550 Milletvekili var. Her vekil bir ozan sahip çıkar bir işe koyarsa Ozanlar yaşamında rahatlar. Ve mesleğini rahatlıkla icra eder. Şimdi adam tarlada tırpan çekiyor. O çatlak elerliye sazın mızrabını zor tutuyor. Bu ozandan hiç kemse bir şey beklemeli.

S. BİRİKİM:  Sizi kısaca tanıyabilirmiyiz?

M.TEMUROĞLU: 1966 Malatya’nın Arapkir İlçesinde doğdum.

İlkokulu Arapkir İlçesinde bitirdim.

1977 Yılında ailemle birlikte İstanbul’a geldik. Müzikle ilgim 1979 yılında 10 yaşlarında Amcam Ozan Yoksuli’nin yanında yetiştim.

Ozanlık kültürün ondan aldım. Diyebilirim

İlk Türküm “Olan oldu Mehedime” le başlayıp Çaresiz Türkümle sanat hayatına başladım.

Daha sonra türkü söz yaşmak daha hoşuma gidince söz yazmaya başladım. Şu an itibariyle 100 yakın türkü sözüm var. 80 türkü sözüm Türkiye’nin ünlü sanatçıları tarafından okunmaktadır. 4 Albümüm var evli 3 çocuk babasıyım.

Yüksel BEKTAŞ/İstanbul/Serhat birikim

Kaynak: Editör: Ayten Alkaşı
Etiketler: Halk, Müzik, kültürünün, önemli, bir, bölümünü, teşkil, eden, âşıklık, geleneği,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort