Haber Detayı
07 Nisan 2020 - Salı 19:31
 
Şenkaya'nın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 102.Yıl Dönümü
Belediye Başkanımız Yavuz BEDİR Şenkaya'mızın Düşman işgalinden kurtuluşunun 102. Yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı;
Erzurum Haberi
Şenkaya'nın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 102.Yıl Dönümü

Şenkaya'mızın Düşman işgalinden kurtuluşunun 102. Yıl dönümü

Belediye Başkanımız Yavuz BEDİR Şenkaya'mızın Düşman işgalinden kurtuluşunun 102. Yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı;

 

“Değerli Hemşehrilerim Bugün Şenkaya’mızın düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yıldönümündeyiz. Dünyayı ve Ülkemizi etkisi altına alan Covid 19 Salgıı dolayısıyla Kurtuluş törenimizi üzülerek gerçekleştiremiyoruz .İnşaAllah bu salgını en kısa zamanda devletimizin aldığı etkin tedbirlerle atlatacağımızdan şüphemiz yoktur . Bu özel günde Ülkemizi düşmanlardan temizleyerek bizlere emanet eden kahraman ecdadımızı rahmetle, minnetle yâd ederken, Şenkayalı hemşerilerimizin de Kurtuluş Bayramını en içten dileklerimle tebrik ediyorum.

Milletimizin bağımsızlığa olan tutkusu, yurdun dört bir yanında olduğu gibi, güzel Şenkaya’mızda da tezahür etmiş, milletimizin bağımsızlıktan asla vazgeçmeyeceği bir kez daha tüm dünyaya gösterilmiş, Şenkaya’mız işgalcilerden temizlenmiş ve Başkomutanın önderliğinde sürdürülen bu büyük mücadelede İlçemiz üzerine düşen görevi yerine getirmiştir.

Her biri bağımsızlık destanı yazacak geçmişe sahip olan bu kahramanlar, yaptıkları ile yaşadıkları dönemin ötesine geçmeyi başararak, milli ve manevi değerlerine olan yürekten bağlılıklarıyla tüm dünyaya güçlü bir birliktelik mesajı vermişlerdir. Kurtuluş yolunda gözünü kırpmadan canını feda eden şehitlerimiz ve gazilerimiz, bütün sıkıntılara göğüs germiş ve bizlere bu güzel vatanı bırakmışlardır. Böyle bir ecdadın torunları olan bizlere düşen görev, ecdadımızın kutsal emaneti olan şehrimizi ve ülkemizi millet şuuruyla korumak, daha kalkınmış ve müreffeh yarınlara taşımaktır.

Ülkesini sadece imanına ve vatanseverliğine güvenerek koruyan, kadın, erkek, genç, yaşlı demeden mevzilerde yüreğiyle çarpışan ve bu amaç uğruna kanlarını döken kahraman ecdadımız ilelebet milletimizin gönlünde yaşayacaklardır. Bu topraklar için canı pahasına mücadele veren şehit ve gazilerin torunları olan bizler, tarihimizi en iyi şekilde öğrenmeli, anlamalı ve geçmişimizden ders alarak geleceğimize yön vermeliyiz.

İlçemizin düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yıl dönümü münasebetiyle başta büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olmak üzere kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle, saygıyla anıyor, Tüm Hemşehrilerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

 

Yavuz BEDİR Şenkaya Belediye Başkanı

 #EvdeKalŞenkaya #HayatEveSığar


 

7 NİSAN İLÇEM ŞENKAYA’NIN KURTULUŞU

 

Şenkaya’nın Kurtuluşu ile ilgili yazıyı Şenkayalılarla paylaşmak istedik.

 

2018 Yılında yazdığım yazıya yeni kaynak bilgilerini de ekleyerek yeniden toparlayıp okuyucularımın bilgilerinin zenginleşmesine katkı sunmak istiyorum. Erzurum sınırlarındaki kurtuluş günlerinin başlangıcı bir takvim sırasıdır.25 ŞUBAT1918 AŞKALE, 11 MART1918 ILICA, 12 MART 1918 ERZURUM,16 MART1918 TORTUM, 18 MART1918 NARMAN, 25 MART1918 OLTU, 5 NİSAN 1918 SARIKAMIŞ, 7 NİSAN 1918 ŞENKAYA’NIN KURTULUŞU. Bu kurtuluş zinciri, aslında nice ocakların sönmesi, ihanetleri arakadan vurmaların, acıların topluca tarihi belgeleridir. Mehmet Ersoy 1936’da hasta döşeğinde ziyaretine gelenlerle sohbet ederken aynen şöyle der: ”Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın ”der. Şu da bir gerçek ki, acı, hüzünlü ve zalimliklerin karşısında dik duranlar, büyük eserlerin oluşmasının altına imza atarlar. Tarih bilinci millet olma bilincidir. Millet olmak ise yaşadığın toprakları emperyalizme karşı koruyarak yurt yapmaktır. Kendisini de yurttaş yapmaktır. Meselenin özü buradadır.

Yukarıda tarihleri ile ifade ettiğimiz kurtuluş günleri zalimlere ve işbirlikçilere karşı, yurtseverlerin kanlarını dökerek bağımsız ve onurlu bir yurt yaratmanın, sevinçten gözyaşı döktüğümüz, en mutlu günlerdir. Sabahattin Selek Anadolu İhtilali eserinde der ki: ANADOLU’NUN KURTULUŞ TARİHİ, EMPERYALİZMİN KANLI YÜZÜNÜN TARİHİDİR” Emperyalizmin bizim coğrafyamızda son 150 yıl içinde yaptığı ise kardeşi kardeşe, messebi messebe, bölgeyi bölgeye düşman ederek birbirlerine katlettirip, takatsiz düştüğünde ise ölünün mirasına el koymak. 13 Temmuz 1878 Berlin antlaşmasından sonra niye hasta adam dediler. Kurtlar paylaşmaya karar vermişlerdi”

Kurtuluş günlerinin tarihsel geçmişini ve perde arkasına bir göz atacak olursak: Halk dilinde kaça kaç veya 93 Harbi veya 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı olarak adlandırılan, bu savaşta Ruslar, Batı’da Balkanlar üzerinden Ayastefenos veya Yeşilköy’e kadar gelirler. Doğu’da ise Erzincan sınırına dayanırlar.3 Mart 1878’de Ruslarla Osmanlı’lar arasında Ayastefenos veya Yaş Antlaşması imzalanır. Aynı yıl 13 Temmuz 1878’de Berlin antlaşması imzalanır.Her iki antlaşmada da Şenkayamızın da dahil olduğu Ardahan –Kars –Batum yani Osmanlıca tabiri ile Elviye-i Selase(terk edilmiş topraklar anlamında) Rus’lara bırakılır.Bu bölge tam 40 yıl Rus işgalinde kalır.Dünya birinci paylaşım sürecine girdiğinde , zaten Birinci paylaşım savaşını asıl amaçlarından bir tanesi hasta adam Osmanlı Devlet’ini tarihin sayfalarından silip coğrafyasına el koymaktır.1878’den 1916’ya varıncaya kadar tam 13 gizli paylaşım antlaşması var.(Kay:İtilaf’ların İstanbul Kongrelerinin Gizli Belgeleri).

Sarıkamış soldan çevirme hareketi (bu adlandırma Alman subayları tarafından verilmiştir.Liman von Sanders-Türkiye’de Beş Yıl say:59) doğaya karşı yenilgi olarak bilinse de ;askeri yönetim kadrosunda olanların duyguları ile akıllarının aynı ölçüde olmadıklarının yani gerçekle yüzleşememenin tecellisi Anadolu’nun kınalı kuzularının toprağa gömülmesi ile sonuçlanmıştır.Bu plansız ve akılsız soldan çevirme hareketi bir yenilgi değil , bir devletin YIKIMIDIR (BU TANIMLAMA Erzurum’daki ordu komutanı Hasan İzzettin Paşa’nın tanımlamasıdır.Hasan İzzettin Paşa ,Enver Paşa’nın harbiyeden öğretmenidir.)Bu yıkım sonucunda Doğu’dan Rus Orduları Erzincan’a kadar işgal ederler .Yine Liman von Sanders’in anılarında diyor ki:” 90.000 mevcutlu koca ordudan 12.000 kişilik kılıç artığı kaldı .Bu geri kalan birlikleri Enver Paşa bacanağı Hafız Hakkı Paşa’ya teslim eder kara yolu ile İstanbul’'a geldi der.”Yine aynı anılarda bu yıkım yenilgisi çok uzun dönem halktan, basından ve hatta müttefiklerden bile saklandı. Konuşmak yasaktı. “İşgal Rus Orduları içinde Kafkas ve Anadolu’nun yerli Ermenileri bulunmaktadır. Bu Ermeni’leri bağlı bulundukları Daşnak ve Hınçak örgütleri yönlendirmektedir. Bu Ermeniler yörede akla hayale gelmeyecek katliamlar yapmaktadırlar.(biz bunları Erzurum’daki Rus Ordu gazetesinden öğreniyoruz. Yrb. Twedo Khelebos’un beyanatlarından öğreniyoruz.Yarbay diyor ki:”Ordu içinde ki Ermeni’leri akşam iştimalarında bulamıyoruz.Gece Erzurum’un kenar mahallelerine ve yakın köylere gidip toplu katliamlar yapıyorlar.Özellikle Ilıca ve Hasankale bölgelerinde.) 1915 VE 16 yılları bu acı dolu yıllardır. Birde bu işgal ve etnik temizleme yetmezmiş gibi savaşın getirdiği açlık , sefillik ve en kötüsü salgın hastalıklar tifo ,tifüs toplu ölümlere sebep oluyor.

1917 ‘de Ekim devrimi veya Bolşevik ihtilali olunca (Bolşevik Rusça da daha büyük- çoğunluk anlamına gelir.)Bolşevikler ,Alman, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluklarından ateş-kes ve barış ister.Barış görüşmeleri bugünkü Polonya ile Beyaz Rusya sınırında fiziki yapısı itibarıyla Avrupa kenti,insan yaşayışı bakımından tipik bir Sılav kenti olan BREST LİTOVSK’de Osmanlılarla Ruslar arasında 15 Aralık 1917’de imzalanır.Bu antlaşmanın önemli maddeleri şöyle sıralanır.A-Rus Ordusu bölgeyi 6-8 hafta içinde boşaltacak.B-Osmanlı Ordusu bölgeye yerleşinceye kadar yörenin can ve mal güvenliğini Rus Ordusu sağlayacak .C-Sınırlar 1878 Berlin Antlaşmasının öncesine çekilecek.D-R us Ordusu kendi içinde ki Ermeni silahlı Ermeni unsurlarını silahsızlandıracaklardır.Bu antlaşma ile Osmanlı İmparatorluğu en son toprak kazandığı antlaşma olarak tarihi kayıtlara geçer.Antlaşmanın D maddesindeki “Ruslar çekilirken değil Ermenileri silahsızlandırmak, götüremedikleri bütün askeri malzeme ne varsa hepsini Ermeni Hınçak ve Daşnak gruplarına verirler. Başkomutan Enver Paşa’ya verilen rapor: Teşkilat-ı Mahsusa üyesi ve Enver Paşa’nın en yakınında ki Haci Sami’nin yazdığı rapor “ ordu içinde savaşmak istemeyen Bolşevik Subaylar ağırlıkta ve çoğu firarda ,tifo, tifüs en üst seviyede seyrediyor. İtalyan Trabzon konsolosluğunun yazdığı raporda aynı doğrultuda..Bu raporlardan cesaret duyan Enver Paşa 3. Ordu’ya Kafkaslara yeni bir taarruz emri yazdırır.

KAFKASLARDAKİ GELİŞMELER: Gürcüler, Azerbaycanlılar ve Ermeniler Aralık 1917’de Transkafkasya veya Kafkasötesi veya Sehim Federasyonu kurmuşlardı .İngiltere destekli. Ermenistan’ın başında Kaçankuzzi,Azerbaycan’ın başında Mihribanof bulunmakta idi .Bu bilgiyi vermemin sebebi Osmanlı ile Transkafkas Cumhuriyetleri arasında 18 Aralık 1917’de Erzincan’da bir antlaşma imzalanır.Ermeniler bu antlaşmaya rağmen Güney Kafkasya ve Kars, Ardahan köylerinde acımasız katliamlar gerçekleştirirler.Enver Paşa 13 Şubat 1918’de 3. Orduya ve bu ordunun başında ki Vehip Paşa’ya genel bir saldırı emri verir. (not: 3. Ordunun karargahı Sivas’ta bulunmaktadır.) (diğer bir not:Vehip Paşa Almancıdır.2.Dünya harbinde ,Alman Ordularının Afrika bölgelerinde kolordu komutanı olarak görüyoruz) 3. Ordu 13 Şubat’ta Erzincan,24 Şubat’ta Trabzon’u alır.Transkafkas Cumhuriyetleri ile Osmanlı Devleti arasında Trabzon’da görüşmeler yeniden başlar.Osmanlı delegeleri Halil Menteş ve Rauf Orbay’dır.Görüşmelerde Osmanlı Heyyeti Brest –Litovsk Antlaşmasında imzalanan üç vilayetin Osmanlı sınırları içinde kabul edilmesi koşuluna karşılık ,Biz Osmanlı’lar Kafkasya’daki ihtiras ve isteklerimizden vazgeçiyoruz beyanında bulunurlar.Ermeniler ağırlıklı olarak bu görüşü kabul etmezler .Enver Paşa Kafkasya’da yeni topraklar elde etme maksadıyla orduya taarruz emri verir. Vehip Paşa komutasında ki ordu 25 Şubat Aşkale, 11 Mart Ilıca, 12 Mart Erzurum,16 Mart Tortum,18 Mart Narman,(Narman’dan kaçarlarken Ermeniler acımasız katliamlar yaparlar.Özellikle Şekerli’de.) 25 Mart Oltu, 5 Nisan Sarıkamış, 7 Nisan Şenkaya(Örtülü) ve yöresi düşmandan temizlenir. Daha doğrusu Ermeni Çetelerinden temizlenir.Bir halk anlatımına kulak verelim.Yerleşik Ermeniler’de artık doğup büyüdükleri yerleşik yerlerinde yaşayamayacaklarının bilincindedirler.Her birisi ya göç ediyor, ya da kaçıyor.Ve kendilerini sorgularken yaptıklarının hiç de masum olmadığını , Türklere bakacak yüzlerinin olmadığını ifade ederler.Bu anlatılanlara uygun Şenkaya’nın Pertüs köyünde yaşayan yerli Ermeniler kaçarken Göl’ün tepesinde geriye dönüp bakar , karşıda kendi köyü görünür.Ağlayarak der ki:”KARŞIDA GÖRÜNÜR PERTÜSÜN TAŞI YANDI YÜREĞİMİN BAŞI”acı bir serzenişte bulunur.Bunu yazmamın maksadı ;tarihin bütün döngüsünde emperyalizme yem olanlar , emperyalizm çekilip gittikten sonra tutunacak dalları kalmaz.Emperyalizme alet olanlar, mutlaka acı sonuçlarına katlanacaklar.Bugün de geçerli adeta bir doğa yasası gibidir.

Değerli Şenkaya’lılar,törenlerini yaptığımız veya kurtuluş bayramı olarak kutladığımız 7 Nisan Kurtuluş törenlerinin özeti bu.Yani özeti Rus’un 40 yıl işgal ettiği bölgeyi yeniden Osmanlı Ordusu sahip olması.Kutladığımız bu bayram süreci nereye kadar?Bu süreç 30 Ekim 1918 Mondoros Ateşkes Antlaşmasına kadar.

Değerli arkadaşlarım,Şenkaya’nın ve diğer Doğu illerinin gerçek kurtuluş tarihi 4 Aralık Gümrü ve arkasından Kars- Moskova Antlaşmalarıdır. 7 Nisan Kurtuluş düşüncesinin rahatlığı yalnızca 10 aydır.Mondoros’tan sonraki gelişmelere bakacak olursak , Vehip Paşa’nın yerine Enver Paşa’nın amcası ,Kutul- Amara Kahramanı Halil Paşa gelir. 3. Ordu’ya bağlı 15. Kolordu birlikleri 1878 sınırını geçerek ,Nahçivan,Gence, Toy ,Bakü’ya kadar, Güney’den Enver Paşa’nın küçük kardeşi Nuri Paşa Tebriz, Urumiye yoluyla Bakü’ya . ulaşır. Osmanlı’nın son noktası burası olur.Hayeller peşinde koşmanın insan kaynaklarını tüketmiş, ekonomi denilen hiçbir kavram kalmamış .Gidenler gelmiyor,açlık, hastalık her türlü sıkıntı boy göstermiş.Yani tablo kap- kara.Bir istatistik bilgisi veriyim.Osmanlı Ordusu’nun Kasım 1914’teki mevcudu 2.608.000’dir . Bu mevcut nüfusun 15’ine tekabül eder. 30 Ekim 1918’e göre elde kalan 323.000 kılıç artığıdır.Bütün kaynaklar tüketilmiştir.Hani Keçecizade Fuat Paşa'nın yabancı elçilere söylediği “ SİZ DIŞARDAN ,BİZ İÇERDEN YIKAMADIK” sözünü İttihad-Teraki’nin akılsız, hayelci , öngörüsüz, kadrosu Anadolu’nun bütün kaynaklarını emperyalizmin hızmetine sunarak tüketmiştir.Tarım yapılamamış, Hayvancılık göçlerle yani git gel ile bitme noktasına gelmiş, açlık, tifo, tifüs, kolera, sağlık sorunu, can güvenliği sorunu, asker kaçaklarının eşkıyalıkları, Ermeni Çetelerinin ani baskınla zulümleri ,anlayacağımız savunmasız köyler, kentler, şehirler. Yörede yaşayan Ermeni’lerin durumlar ise Müslümanlardan çok daha iyi.Tarım yapmışlar , hayvancılık yerinde ,el sanatları, ticaret hepsi yerinde. En önemlisi can ve mal güvenlikleri var. Nufus artışları yerinde.Bir de en önemlisi Müslümanlara göre okuma yazmaları çok ilerde ve bilinçli örgüt yapıları var. Kendi yaşadıkları bölgelerde SAVAŞ SANDIKLAR kurup irad gelirlerine göre sandığa katkı bulunup ,kaynak aktarmaları yapmışlar.Böyle bir ortam içerisinde Rus’lar bölgeyi boşaltırken bütün askeri malzemeleri Ermenilere teslim etmişler. Ermeniler artık kendilerini bölgenin en güçlüsü hissediyorlar. Kaçaznuni’nin meşhur eserinde bu şımarıklığın bedelinin ağır olduğunu ifade eder.

30 Ekim 1918’de Mondoros Ateş- Kes antlaşması imzalanır. Bu antlaşmanın 11. Maddesi şöyle der: “Osmanlı Ordusu’nun Kafkasya’da işgal ettikleri boşaltmalarına, Kars, Ardahan, Batum vilayetlerine Müttefikler istedikleri gibi asker çıkarmayı beyan ederler.Altında ki imza Rauf ve İngiliz temsilci CALTHORPE var.Paris Barış Konferansında Ermenilere denizden denize ,Trabzon’dan Mersin Liman’ına devlet kurma istekleri Paris’e Osmanlı Ermeni’leri adına Bogos Numar Paşa katılmıştır. Osmanlı temsilcisi Sadrazam Tefik Paşa’dır.7 Ocak 1919’da İngilizler Kars’ı Ardahan’ işgal ederler.Bu arada barış görüşmelerini yürüten bütün sadrazamlar üç vilayeti de içine almak kaydıyla Ermeni’lere bağımsız devlet vad ederler. Calthorpe ile Damat Ferit arasında ki yazışmalardan bunu öğreniyoruz.(kay: Bülent Gökay-Bolşevikler İle Emperyalizim Arasında ki Türkiye- İngiliz Belgeleri)Mahsar Müfit Kansu’nun -Erzurum’dan Ölümüne Atatürkle Adlı eserinde Bitlis Mutasarrufu iken Damat Ferit ile arasında ki yazışmaların içeriği üç vilayet ile ilgili verilen sözlere karşı çıkanları İstanbul’a çağırıp içeri attıkları gibi baskı uyguladıkları kaynak belgelerinde aşıkar.Serv Antlaşması’nın 16. Maddesinde de diyor ki:” Erzurum Kalesi ile Trabzon arasında ki Kuzey ve Doğu’daki arazi Ermenilere verilmesine diye imza var. 14 Kasım 1918’de kurulan ,kuruluşunda Yakup Şevki Paşa’nında etkisi olan Garb-i Kafkas Şuralar Hükümeti can ve mal güvenliğini sağlamak için etki alanını genişletir.Bu Cumhuriyette Hüseyin Köycü’nün amcası 11. Sıradan hükümet üyesi olur .Hüseyin Köycü Meclis idare amiri olur. 1919’da İngilizler bu Garb-ı Kafkas Cumhuriyeti’ne baskın yapar, ileri gelenleri tutuklayıp, Malta’ya bile gidenler vardır.Bunlar 1921’de Ankara ile İngiltere görüşmelerde takasla geri alınır.(Malta sürgünleri 144 kişidir) Kars’tan kaçanlar Oltu’ya gelip Oltu İslam Cumhuriyeti’ni veya Oltu Şuralar Hükümeti’ni kurarlar. Yasin Haşimoğulları, Molla Bilal, Hüseyin Köycü, Yusuf Ziya Bey, Karacıbozazade Bahri Bey (Karabulutların dedeleri) vs bulunmaktadır.Şura Hükümeti halkı örgütlemektedir.Halkın can ve mal güvenliği yine halkın kendisi tarafından sağlanacağını, kimseye boyun eğilmeğeceğini örgütlenerek inandırılır.

Ankara’da Meclis açılmış , Türk halkı ağır ağır olsa da örgütlenmeye başlamış, Ankara ,Moskova ile ilişki kurup görüşmelere başlamış , Ali Fuad Paşa’yı Moskova elçisi olarak atamış, yani siyasal olarak kurumsal kimliği oluşturmağa veya meşrutiyet kazandırmağa başlamış .Bu koşullar içerisinde İngilizlerin en önemli taktiği Anadolu ile Kafkasya arasında ki ilişkiyi keserek Bolşevik’ler ile Mustafa Kemal’in arasına set çekmek.Böyle bir ortamda Ermeniler İngilizlerin gücünü arkalarına alarak Kafkasya’daki Müslümanlardan başlamak üzere ,Haziran 1920’den itibaren Kars, Ardahan, Sarıkamış,,Oltu,Narman , Bardız, bu yörelere saldırarak acımasız katliamlar yapmışlardır.İşte Aşık Ruhani’nin o meşhur yalvarma şiiri bu günlerde yazılmıştır. “ Haça ,kiliseye Meryem ANA’YA/Hazreti İsa’ya Bağışlan bizi “ söz her şeyi anlattığının ifadesidir.Ermeniler Haziran 1920’de Oltu’ya baskın düzenleyerek ele geçirirler .Artık bu bölgede Ermenilerin yaptıkları katliamlar dayanılmaz bir hal almıştır. Ermenilerin üzerine yürümeye karar verilir. 9 Haziran 1920’de bu bölge de geçici seferberlik ilan edilir.Ankara BMM’si 7 Temmuz’da Ermenilere kesin ültimatom verir.Fakat Ermeniler katliamlarına devam ederler.Narman –Şekerli’deki katliamları tarihin kara lekesidir.Seferberlik neticesinde birleşen birliklerimize Ermeniler Bardız ve Penek bölgelerinde saldırırlar.Mustafa Kemal 30 Eylül 1920’de 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya saldırı emri verir.Ordu 30 Eylül’de Sarıkamış ve Göle’yi alır. 30 Ekim’de Kars’ı , 7 Kasım ‘da Gümrü ve Arpaçay’ın Doğusunu ele geçirir.BANA GÖRE ŞENKAYAMIZIN GERÇEK KURTULUŞ TARİHİ 30 EYLÜL İLE 10 EKİM ARASINDA GÖLE’NİN KURTULUŞU OLAN KARINCA SAVAŞI İLE AYNI TARİHTİR.(benden farklı düşünen arkadaşlarım gerekçelerine saygı duyarım.Çünkü bu kurtuluş tarihinde yani 7 Nisanda bir görecelik var.)

Sonuç olarak 7 Temmuz’da başlayıp 7 Kasım’da biten dört aylık zaman dilimindeki savaş büyük çapta düzenli orduların savaşı değildir.Bu savaş halk savaşıdır veya milisler savaşıdır. Yani yöre halkının canını dişine katarak kendi kaderine sahip olma savaşıdır.Bu savaşı 15. Kolorduya bağlı Kafkas Tümeni yönetmiştir. Yörenin her köyünden gönüllü seferberliğe yaşlı genç katılmıştır. 26 Kasım 1920’de Gümrü’de Türk ve Sovyet askerleri buluşur dostça keplerini barış adına değişirler ve 4 Aralık 1920 günü GÜMRÜ Antlaşması imzalanır. ŞENKAYA VE BÖLGENİN GERÇEK KURTULUŞ TARİHİ BUDUR. Bu savaşın öğretileri insanlık var oldukça ve okullarda ders mahiyetinde okutularak , ibretlik olarak öğretilmesi gerekir.Bu savaşın en önemli sonucu emperyalizme işbirlikçiliğin neticesi zavallı halkların ne hale geldiğinin ibretlik dersleridir.Emperyalizim mazlumları birbirine kırdırırken kullanacağı aktörleri her zaman vardır. Ermeniler çıkarmış oldukları bu katil sürüleri ile 1000 yıl da geçse unutulmayacaktır.Bu savaşın özeti , katillikleri ve zalimlikleri ile tarihe mal olan ADRANİKLER, Mazmanoflar tarihin kirli ve karanlık sayfalarında ibretlik için unutulmayacaktır.

Değerli Şenkaya’lı hemşerilerim ( yerdeşlerim- hemşerinin Divan-ı Lugattaki karşılığı YERDEŞ) Karınca’daki savaşı Oltu Şura’ya bağlı milis örgütler örgütlemiştir. Her milis 40 kişiden az olmamak kaydıyla bir birlik oluşturmuşlardır. Örgütleyen isimler ayni zamanda yöresel tarihin sayfalarında onurlu yerlerini almışlardır. Yasin Haşimoğlu, Molla Bilal, Hüseyin Köycü, Yeniköylü Haydar Ağa, Yusuf Ziya Bey, Karacıbozazade Bahri Bey(Metin Karabulutların dedeleri)Şenkaya(Örtülü) içinden 30 Eylül Karınca Savaşına katılanlar ,araştırdığımız kadarı ile şunlara ulaştık. İbrahim yalçın(Abdullah Yalçın’ın dedesi madalyalı, İbrahim Özbek -Madalyalı bu İbrahim Özbek büyük taarruzada katılmıştır Madalyalı, Hüseyin Yalçın-ÇİN ÇİN Hüseyin’de derler Ergün Yalçın’ın dedesi.Hüseyin Bayramoğlu madalyalı Kenan Bayramoğlu’nun dedesi, Recep Güven –Celil Güven’in babası MADALYALI Hasan ÖZGÜN-madalyalı, Nusret Özsoy-Ferudun Özsoy’un dedesi- Sadık Özgen – DR. Fahri Özgen’in dedesi, Ziya Tan yaşı küçük olmasına rağmen Kalkoslu Şerif Pehlivan ile birlikte çatışmanın içinde bulunmuştur.Eklenecek çok isimler bulunmaktadır unuttuklarımdan affımı dilerim. Volter tarihi tanımlarken der ki :”Tarih , milletlerin bahçesidir, ne ekersen onu biçersin” Emperyalizme alet olanlar , bedelini ağır öderler.Bir başka sonuç ise , bizim için her zaman kulağımıza küpe olacak “ gerçekle hayel arasında ki sorgulamayı yani haddimizi bilmeyi tarih bilinci içinde gelecek kuşaklara aktarmalıyız.

ŞENKAYAM KURTULUŞ GÜNÜN KUTLU OLSUN. Saygılarımla.

Gökhan Yalçın(Emekli Öğretmen)

Turan AKTÜRK/Şenkaya haber/Serhatbirikim/Erzurum

 

 

Kaynak: Editör: Turan AKTÜRK
Etiketler: Şenkaya'nın, Düşman, İşgalinden, Kurtuluşunun, 102.Yıl, Dönümü,
Haber Videosu

Web Tv'de Görüntüle

Bu videoyu yorumlamak ve paylaşmak için ayrıca tıklayın.

Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort