Haber Detayı
09 Temmuz 2018 - Pazartesi 12:57
 
Yirmibirinci yüzyılda Müslüman coğrafyasında susuz ülkeler!
Bir çocuk sekropia denilen bir tür güve kozalarını topluyor ve bahar gelince , güvelerin kozalardan nasıl çıktıklarını hayret ve ilgi ile izliyordu.
- Haberi
Yirmibirinci yüzyılda Müslüman coğrafyasında susuz ülkeler!

Bir çocuk sekropia denilen bir tür güve kozalarını topluyor ve bahar gelince , güvelerin kozalardan nasıl çıktıklarını hayret ve ilgi ile izliyordu.Fakat güvelerin kozadan çıkarken sarf ettikleri gayret ve çırpınma karşısında da içinde bir acıma hissi gelişiyordu.Babası bir gün, bu böceklerin bir tanesinin kozadan çıkmasını güçleştiren ipeği makasla kesti.Fakat sonuç şaşırtıcıydı; çok geçmeden böcek öldü.

Baba bu olay üzerine: 

            “ Oğlum bu böcek kazasından dışarı çıkarken sarf ettiği gayret neticesinde, vücudundaki zehiri dışarı verir. Eğer o zehiri dışarı veremezse ölür. Aynı  zamanda bu çırpınışlar sayesinde ileride kendisi için çok gerekli olan kasları güçlenir.

            İnsanlar da; daha güçlü, daha dayanıklı ve daha iradeli olmak ve böyle istediklerini yapabilmek için önlerine çıkan zorluklarla mücadele ederek olgunlaşır, gelişir ve güçlenirler. Eğer insanlar, arzularına kolayca ulaşırsa; karakteri zayıflar, adeta içlerinde bir şeyin ölmüş olduğunu hissederler.” 

            Toplumun her kesiminde zorluk, zahmet ve emek etmeden olgunlaşma, zenginleşme ve itibar sahibi olma gayreti oldukça sık görülmektedir.

            Çok enteresan bir durumdur ki babadan kalan şirketler oğula, oğuldan ise toruna kadar sürmemektedir. Çünkü zorlu engelleri görmeyen, hiçbir gayret göstermeyen yeni nesil başarılı olamamaktadır.

            Allah çalışan herkesin karşılığını dünyada vermektedir. İnancı, ırkı ve milliyeti ne olursa olsun çalışan, üreten ve emek eden her insan muhakkak karşılığını almaktadır. 

            Bugün Dünya ekonomisini ve siyasetini yönlendirenlere baktığımızda sürekli üretip çalıştıklarını görüyoruz.

            Bir seminerde Prof. Dr Cevat Akşit hocamız yaşamış olduğu bir olayı bizlere anlatmıştı; 

ABD ‘de master yapan oğlumun yanına ziyarete gittim. Sabah namazı vaktiydi. Sabah namazını kıldım. Yanımızdan sakalları uzun, göbekli ve siyah çizgili kıyafetleri ile  bir grup geçti. Oğluma  “ kim bunlar “ diye sordum? O da : “Baba bunlar Yahudilerdir her gün sabah namazı vakti iş başı yaparlar “ dedi. 

            Çünkü yahudiler rızkın sabah namazı vaktinde dağıtıldığını bildikleri için bu saatleri uyanık geçiriyorlar. 

            Cevat Akşit hoca dönüp oradaki profesörlere “hanginiz veya hangimiz sabah namazından sonra işe gidiyoruz diye “ espiri yapmıştı. 

            Evet Müslümanların dışında bütün dünya üretiyor, çalışıyor ve karşılığını alıyor. Maalesef bugün Müslüman alemi  tüketim hastalığına müptela olmuştur! 

Dünyanın önünde eğildiği İslam bilim adamları gitmiş , yerine tüketen ve bilime, kitaba uzak bir nesil yerini almıştır ! 

            Müslümanlık görevlerimizden birisi de hac ve umre ziyaretleridir. Mekke ve Medine de A’dan Z’ye her şey ihracat! Kendi petrollerini bile işleyecek ne sanayileri ne de mühendisleri var! 

            Yirmibirinci yüzyılda Müslüman coğrafyasında susuz ülkeler, bizlerin ne durumda olduğunu apaçık ortaya koymaktadır.

            Eskiye nazaran birçok imkanların olduğu bu zamanda bütün iş biz gençlere düşmektedir. Biz gençler üreteceğiz, çalışacağız ve emek edeceğiz. Büyüklerimiz de bizlere sahip çıkacak ve çıkmalıdır!  Bilgide, üretimde yarışacağız! Lüks arabalar, lüks yaşam ve gösterişte yarışmayacağız! 

            Biz gençler bu ümmetin, bu ülkenin umudu olmalıyız. Edirne’de  Kars’a şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu cennet vatanımıza faydalı birey olmalıyız. 

Vesselam

Onur KARAKOÇ

Araştırmacı Yazar

Kaynak: Editör:
Etiketler: Yirmibirinci, yüzyılda, Müslüman, coğrafyasında, susuz, ülkeler!, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı Başlığım sayfa içeriği