Yazı Detayı
02 Mart 2017 - Perşembe 16:33 Bu yazı 625 kez okundu
 
2017 Ortadoğu’su: Birinci Dünya Harbi manzarası
Prof. Dr. Metin Toprak
siyasalbirikim36@gmail.com
 
 

Tarih tekerrür ediyor

Türkiye’nin kaderi, bir sarmal şeklinde,sanki tekrarlanıyor. Bazıları, Ortadoğu’nun bugünkü görünümünü, Birinci Dünya Savaşıdönemine benzetiyor. Türkiye dışındaki Ortadoğu ülkeleri bakımından en temel farklılık, daha önce bir imparatorluktan kopuş söz konusuyken; bugün, milli devlet formundaki yapıları parçalanıyor. Çözülmede temel unsurlar etnik ve mezhepsel yapılar: Irak ve Suriye buna örnek. Yemen ve Bahreyn ise daha ziyade mezhep farklılığına dayalı çatışmalara maruz. Sudan’ın ikiye bölünmesi ise daha genel çerçevede dini. Dolayısıyla, 2010’da başlayan eski sosyalist ülkelerdeki, Kuzey Afrika’daki ve Ortadoğu’daki ayaklanmalar ve kargaşalar, Batı dünyası entelektüelleri tarafından demokrasi ve özgürlük devrimleri olarak bayraklaştırılırdı. Türkiye de bu trendden kendini kurtaramadı, ama nispeten parçalanmadan, yönetim değişikliği yaşamadan en az zararla atlatabildi.

Türkiye kolay bir lokma değildi, değil de!

Açık ki, Türkiye Batı dünyası için de büyük bir lokma, 2012 yılında başlayan ve aşamalı olarak giderek şiddetlenen ve nihayet bir askeri darbe ile Nirvana’ya ulaşan Batı projesi, Türkiye’yi punduna getirememiştir. II.Dünya Savaşı ile askeri ve siyasi olarak Batı Blokunun koruma ve güdümüne giren Türkiye’nin, şimdi bu pozisyonunu sorguladığı görülüyor.

Değişen ne oldu daTürkiye Batı Blokunu sorguluyor? Sorgulamaya yol açan faktörün kaynağı Türkiye mi, Batı mı? Türkiye Cumhurbaşkanına göre, Türkiye pozisyonunu koruyor, sorun Batının samimi olmayan ikircikli ve hasmane tavrı. Batı ise bu suçlamaya cevap vermek yerine, kafa karıştıran mesajlar veriyor; Türkiye için insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü teranelerini seslendirmiyor. 15 Temmuz darbesinde darbeci Türk komutanlara NATO ve Amerikan komutanları mesajlar yayımlayarak açıkça destek verip ve işin sahibini işaret ettiler.

Türkiye’nin tutumu, bütün Ortadoğu’nun geleceğine etki eder

I.Dünya Harbinde Alevi, Türkmen, Kürt, Arap, Çerkez, Rum, Ermeni ilâ… hepsi de bağımsız devlet vadeden Batıya bir ümitle yaranma peşindeydi. Bugün de benzer hayaller görenler olabiliyor. Türkiye için çetrefilli konu, İran, Suriye ve Irak için de geçerli. Türkiye’nin direndiği de budur. Türkiye’nin Batıya yönelik hedef gösterici ve sert tavrının diplomatik teamüllere uymadığı eleştiri alıyor. Peki, uysa ne yazar uymasa ne yazar. Türkiye nazik bir diplomatik lisan kullansa, Batı, politikasını mı değiştirecek, Türkiye’yi AB üyesi mi yapacak!

AK Parti hükümetleri başından bu yana uzun süre olumlulayıcı politikalar izledi de ne oldu!Dört devlete yayılmış nüfusuyla etnik yapıya dayalı yeni bir devlet, sadece mevcut devletlerin sınırlarını değiştirmeyecek, gelecekte Ortadoğu politikasında sözsahibi de olacak. Bu projenin anahtarının Türkiye olduğu belli. Buna direndiği için Türkiye bu kadar hedefte.

Türkiye’nin politikası tutarsız mı?

Türkiye, izlediği dış politikayı, Batının politika ve araçlarına göre önemli ölçüde reaktif olarak belirliyor. Bu da sık politika değiştiriyor izlenimi veriyor. Ancak bunu “dinamik dış politika” olarak değerlendirmek daha gerçekçi; çünkü Batının yürüttüğü diplomasi değişim gösteriyor. Batının Ortadoğu, Suriye ve Irak politikası ne kadar istikrarlı ve tutarlıysa Türkiye’nin de en az o kadardır.

İnsanlığın meydan okunmayacak kazanımları: İnsan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü

Batının Türkiye’nin altını oymaya yönelik politikaları, insanlığın Batı öncülüğündeki kazanımlarına karşı olmayı gerektirmiyor. Bu kazanımların öncüsü farklı zamanlarda Yunan, Yahudi, İslam ve Hristiyan uygarlıklarıydı. Yani, bugünkü bayraktarlarına bakarak insanlığın ortak kazanımlarına sırt çevirmenin bir anlamı yoktur. 

 

Prof. Dr. Metin TOPRAK
metin.toprak@istanbul.edu.tr

 
Etiketler: 2017, Ortadoğu’su:, Birinci, Dünya, Harbi, manzarası,
Yorumlar
Haber Yazılımı Başlığım sayfa içeriği