Yazı Detayı
27 Şubat 2017 - Pazartesi 14:34 Bu yazı 733 kez okundu
 
40 YILLIK KANLI FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ
Dr.İmbat MUĞLU
imbatmuglu@gmail.com
 
 

Bizim için 15 Temmuz Uhud' du… Bedir' di… Çanakkale'ydi… Malazgirt' ti… Söz konusu vatan olunca, gerisi teferruattı… O geceyi aydınlığa çıkarmak için can verdik. Hayallerimizi, geleceğimizi ve aydınlık yarınlarımızı çalmaya kalkanlara en güzel karşılığın verildiği gündür 15 Temmuz… Vatan! Şehidimin örtüsü, ecdadımın cihat sancağıdır… Vatana ve beraberliğimize kast edenler için dua kuşandık meydanlara koştuk. Karanlık en uzun geceyi bugünlere taşıyan şehitlerimize, gazilerimize, Başkomutanımıza ve vatanı 'vatan' yapmak uğruna, gecesini gündüzüne katanlara selam olsun… Gözlerimde bir damla yaş, Yüreğimin derinliklerinde bir sızı, Gönlümde bir sevda var ise, Bil ki, o sensin… Ruhunuz şad olsun…

Yazıma 246 BİR KURTULUŞ DESTANI kitabının yazarı can dostum Osman ALTINIŞIK’ın sözleri ile başlamak istedim. Çünkü bu kitapta helikopterden yağan mermilere ‘dur’ diyen Ömer’lerin, Ahmet’lerin, Ali’lerin, tankın altında ezilen babasını ardında bırakıp şahadete yürüyen Elif’lerin hikâyeleri var.

40 yıldır bu halkı kandıran bu kanlı eylem planlı örgütü hemen ortadan kaldırmak mümkün mü? Bu hainler yıllardır bu milleti hem maddi manevi soydular hem de gizli gizli örgütlendiler. Ülkenin istihbarat, emniyet, askeri, yargı ve diğer kurumlarına mukaddes dinimizi kullanarak sızdılar. Bu sızmalar daha sonraları ciddi kadrolara yerini bıraktı. Bu hainler inlerini ve dış güç bağlantılarını sakladılar, saklamaya da devam ediyorlar. Ve çok güçlendiler. Sonra 15 Temmuz kanlı eylem planlarını gerçekleştirmek için bu ülkenin Meclisi’ne bombalar yağdırdılar, halkının üzerine tankla, topla, helikopter, uçakla saldırdılar; binlercesini Gazi, yüzlercesini Şehit ettiler. Bu hain terör örgütü FETÖ’nün asıl amacı, halkın oyu ile başa gelen meşru otoriteyi ortadan kaldırmak, devleti, hükümeti ele geçirip yabancı güçlerin egemenliğine bırakmak, ülke topraklarının bir kısmında PKK/PYD/YPG/DAEŞ gibi işbirlikçi maşa terör örgütlerin işgaline zemin hazırlamak, anayasayı değiştirmek, iç çatışma yaşatarak ülkeyi yönetilemez noktaya getirmek ve bölmekti. Başaramadılar, başaramayacaklar da…

Türkiye Cumhuriyetinin CumhurBAŞKANını öldürmek için MİLLETİMİN vergisi ile maaş, silah, teçhizat alan bu özel yetiştirilmiş kan yutucu teröristler; sanki Çanakkale'de İngiliz-Fransız, Kars’ta Ermeni-Rus, İzmir’de Yunan ile savaşıyormuşçasına acımasızca saldırdılar. O kadar gözü dönmüştü ki bu üniformalı hain teröristlerin, yıllarca omuz omuza savaştığı aynı dağda taşta görev yaptığı Ömer HALİSDEMİR’i, aslan yürekli devremi 30 mermi ile şehit ettiler. Bu korkaklar, o koca yürekli adamdan, helal süt emmiş, vatan için bayrak için tereddütsüz şehadet şerbetini içen devrem Ömer’den korkmuşlardı. Şehidim korkmadı; karşısında vatana ihanet halinde bir general ve üniformalı hain silah arkadaşları vardı. Hepsi silahlı ve ihanete yeminliydiler. Ömer, tek başınaydı ve tek silahı tabancasıydı. O da yeminliydi şehadete yürümeye. Ve İhanet Şebekesinin elebaşlarından olan o generale sıktı Kurtuluşun ilk kurşununu. Başından ve göğsünden aldığı ölümcül yarayla yığıldı o hain. Aslında yerle bir olan, maşa örgütün arkasındaki üst aklın işgal planlarıydı. Çünkü o, hainlerin elebaşı üniformalı Semih Terzi’yi onlarca üniformalı hainin içinde öldürmüştü. Ama yine de Şehidim vicdanlı davranmıştı çünkü içinde Allah korkusu vardı. Grubun içinden birkaç kişiyi daha vurabilirdi kuşkusuz. Ama vurmadı. Çünkü o grubun içinden bazılarının, ne için geldiklerinden bile haberi olmayabilirdi. “Haydi, göreve” denilerek getirilmiş olabilirlerdi. O hainler ise yerde yatan Şehidime tekrar tekrar ateş açtılar. Başına ve gövdesine otuza yakın mermi girdi. Mermiler bile utanmıştır, ama tetiği çekenler utanmadılar tepeden tırnağa yürek olan bir bedeni, çelik kaplı kurşunlarla doldurmaktan. Bu hainlerin Allah korkusu, din olgusu yoktu. Yıkanmış küçücük beyinleri ve taşlaşmış kalpleri vardı. Çünkü bunlar şeytanın ta kendileri idi ve korkaklardı. İkinci Kurtuluş Savaşı denen bu kalleş saldırıda düşman maalesef belli değildi; canını, cananını, namusunu teslim ettiklerin seni yok etmeye çalışmışlardı. Korkak ve sinsilerdi hainler... Tankla, topla, tüfekle saldıran hainlere karşı milletimin elinde sadece AY YILDIZLI AL BAYRAĞIM, yüreklerinde vatan sevgisi vardı. Üzerine üzerine gittiler bu hainlerin, yılmadılar, korkmadılar, BAŞKOMUTAN’ın talimatı ile meydanları boş bırakmadılar. Vuruldular, şehit ve gazi oldular, durmadılar. durmayacağız da!

40 yıllık olan bu kahpe yapılaşma bitti mi? Hayır, bitmedi. Bu hainler Halen MİLLETİM’in ekmeğini yiyorlar, bu hainler halen milletimi kandırmaya devam ediyorlar. Sayın CumhurBAŞKANımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın da dediği gibi at izi it izine karışmış. Evet, kesinlikle karışmış, hem kamuda hem de sivil halkın içindeki yapıları devam etmektedir.

Bu hainleri 15 Temmuz'dan bugüne dek temizlemek mümkün olmadı. Kolay değil 40 yıllık bir kalleş yapıyı bir anda değiştirmek. Şimdi bu kahpelerin bir kaç elebaşı dışındaki asıl baş aktör ve aktörleri halen bilinmiyor. Bu organizasyonu yapanların başı kim ya da kimlerdir bilinmiyor. Maşa FETÖ örgütü başının asıl patronu kim ya da kimler? Bu kanlı örgütün hain arka planının kaçta kaçı deşifre oldu? 40 yıldır bu kadar profesyonelce hareket eden bu hainler bir anda kendilerini ele vermedikleri gibi bu kahpe terör örgütü mensupları devlet ve hükümet yanlısı gibi görünüp gelecekte gerçekleştirme hayali kurduğu 15 Temmuz'ları yaşatmak için aktif şekilde çalışmaktadır. Bunların bir kısmı bugün itirafçı oldu, bir kısmı darbe başarısız olunca elinde bayrak sözde meydanlara indi, kimi üniformalı olarak, kimi cüppeli, kimi de ticari olarak zengin olmak için, halen piyasada güçlü şekilde ticaret yapmaya devam ediyorlar. Sözde devlet yanlısı olarak. Bu hainler de kendini ve bir kısım haini ele verdi, lakin bu çürük halkaların bilmediği, bilemediği diğer esas oğlanlar halen deşifre olmamışlardır. Bu hainler aktif olarak sahnededirler. Bunları bitirinceye kadar durmak yok, yola devam. Sayın CumhurBAŞKANı’nın dediği gibi "İsimleri farklı, hedefleri ise aynı " olan bu hain örgüt, devletin en derinliklerine sızan bu kahpeler, dün FETÖ şimdi CETÖ terör örgütü olarak faaliyet göstermektedir. PKK’nın PYD/ YPG, IŞİD’in DAEŞ/DEAŞ gibi isimler kullanması gibi… Sözün özü şudur; su uyur düşman uyumaz, FETÖ/CETÖ PKK/YPG/PYD İŞİD/DAEŞ DEAŞ hep iş başındalar. Bu maşa örgütlerin her türlü kaynağı kesilmeli ve bitirilmelidir. TBMM FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu taslak raporunda da belirtildiği üzere; FETÖ’nün, Devletin PKK ile mücadelesinde Hükümeti zor durumda bırakmak ve planladıkları darbe girişimine zemin hazırlamak için TSK ve Emniyet teşkilatı içindeki yandaşları vasıtasıyla "yapılması gerekenleri yapmamak ya da yapılmaması gerekenleri yapmak" şeklindeki icraatları ile çalışmaları sekteye uğratmaya çalıştığı şüphesi oluşmuştur. Hatta FETÖ elemanlarınca devletin bazı istihbarat elemanlarının PKK'ya sızdırıldığı ve bu elemanların PKK tarafından infaz edildiği basın yayın organlarında yer almıştır. Devletin istihbarat birimine sızmış olan FETÖ elemanının davranış şekli, bazen gerçekleşebilecek önemli bir terör eyleminin istihbaratını ilgilerle zamanında paylaşmamak, bazen de meydanlarda toplanan grupların arasında gerginliği artırıcı söylemlerde bulunmak şeklinde olmuştur. Darbe girişimi öncesinde ve sonrasında, PKK/KCK ve DEAŞ ile FETÖ/PDY arasındaki bağlantılara yönelik istihbari bilgiler de elde edilmiştir.

At izini it izine karıştırmamak için gerekli mercileri uyarmak ve doğru bilgi vermek gereklidir. Saf ve masum insanları vatan hainlerinden ayırt etmek gerekli gerçek suçlular dışarı da olduğu sürece ülkemiz için tehlike devam edecek.Bir olacağız birlik olacağız birlikte bu hainlerden kurtulacağız.

Dr.İmbat MUĞLU

 
Etiketler: 40, YILLIK, KANLI, FETÖ, TERÖR, ÖRGÜTÜ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı Başlığım sayfa içeriği