Yazı Detayı
11 Mayıs 2020 - Pazartesi 21:03
 
Bir terk edilişler caddesi Kars
Mustafa KÜPELİ
mustafaküpeli36@gmail.com
 
 

“Merhaba, dertlerini dert edindiğimiz, sevinçlerini sevincimiz bildiğimiz,     serhat    topraklarının değerli    insanları… Merhaba sevgili Kars, Ardahan, Iğdırlılar…”

Bir terk edilişler caddesi Kars

   O kadar Kars'ın içindeyim ki… Ve o kadar Kars'ın dışındayım ki… Bunu anlatabilmek gerçekten çok zor.  
O kadar Kars'ın içindeyim ki, günlerim, gecelerim memleketimin insanları arasında geçi-
  yor. Bir günüm geçmiyor ki, teması Kars olan bir konunun, sebebi Kars olan bir toplantının, içeriği Kars olan bir düğünün-bayramın içinde olmayayım… Bir günüm geçmiyor ki, nazlı sevgilim Kars'ın adını duymamış olarak uyuyayım. O kadar içindeyim ki Kars'ın; yürürken kendimi Allahuekber'in yamaçlarında htiğim, üşürken yüzümde Çıldır Gölü'nün soğuk esintisini duyduğum, uyurken kendimi Korevenk Yaylalar'ında düşlediğim, havanın sıcak olduğu günlerde "burası Iğdır Ovası gibi" dediğim zamanlar çok olmuştur.          
Ve aynı zamanda o kadar Kars'ın dışındayım ki, içimde durmadan bir hasret büyüyor. Sanki memlekete bir otobüs mesafesinde değilim, sanki dünya üzerinde birbirine en uzak iki mesafede duruyoruz ve beni ona kavuşturacak son vasıtanın kalkış saatini çoktan kaçırmış durumdayım. O kadar dışındayım ki Kars'ın, sanki bir gün dağ dağa gerçekten kavuşacak ancak ben ayaklarımı o buzdan topraklara bir daha basamayacağım gibi geliyor… Sanki Kars hayalden uzak bir ütopya, sanki Kars öykülerdeki saklı şehir ve sanki Kars sadece bir bilinçaltı öğesi… rüyalarımızı uzak ve soyut şehri gibi… 
Tanıdığım, bildiğim, selamımın olduğu hemen herkesten Kars'ı mutlaka sormuşumdur… Kars, sizin için ne ifade ediyor, demişimdir. Bugün bu sorunun muhatabı olarak kendimi gördüm. Kars'ın bendeki anlamı, sizdeki anlamı gibidir sanırım. "Kars" denildiğinde birbirine yakın duygular hmemizin, ortak geçmişimizden kaynaklandığını sanıyorum. Sonuçta, hepimizin çocukluğu kapı önlerinde yalınayak geçmedi mi? Sonuçta halı saha maçlarımız olmadı bizim. Maçlarımızı harmanda yapmadık mı hepimiz? Hangimiz tezek toplamadı? Uzun kış mevsimine hazırlık için hangimiz odunların budağına denk gelmemek için çaba sarf etmedik? Hangimiz eksi bilmem kaç derecede keski ile ot kesmedik, kestiğimiz odunu bardan bardan taşımadık… Hangimiz ineğimizin doğumunu gece sabaha kadar beklemedik, kaybettiğimiz atımızı günlerce-gecelerce dere tepe demeden aramadık? Hangimiz yapmadık bunları? Evet, "Kars" denildiğinde birbirine yakın duygular hmemizin sebebi, birbirine yakın hayatlar yaşamış olmaktan kaynaklanıyor. 
Bizim bu ortak duygularımızdan öte, hepimizin dünyasında özel hisler de oluşuyor muhakkak. Kendi dünyam adına şunu söyleyebilirim ki; yaptığım iş dolayısıyla Kars belleğimde epey yer kaplıyor. Hatta öyle zamanlar oluyor ki, ben mi Kars'ın bir evladıyım, yoksa artık Kars mı benim evladım, bunu bir türlü kestiremiyorum. Sanırım Kars benim evladım artık. Kars'a bir zarar geldiğinde yaşadığım hüzün, ancak bir babanın oğlu acı çekerken yaşadığı hüzünle eşdeğer. Kars adına yapılan bir iyiliğe duyduğum sevinç, bir babanın hasta oğlunun taburcu olmasına sevindiği kadar… Kars'a yıllardır gider gelirim. Her gidişim hayatıma yeniden doğan bir güneş, her ayrılışım kemikten etin ayrılışı gibidir hala…
Benim dünyamda Kars bazen bir hayat, bazen bir ölüm adası gibi... Kars madalyonunun her iki tarafını yaşamak, meslek perspektifinde bir avantaj olabilir belki. Ancak bu bakış, bir aşığın kalbine çok fazla yüklenmesi anlamına da gelebiliyor. Bugün sizin Kars'tan yolcu ederken el salladığınız aileyi, biz burada otobüsten inerken görüyoruz. Bugün sizin telefonla arayıp, "nasılsınız" dediğiniz ve "iyiyiz" yanıtını aldığınız gurbetçilerin, biz burada aslında ne durumda olduklarını görüyoruz. Rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki; çok mecbur kalmadıkça gelmeyin, illa gelecekseniz acı çekme katsayınız yüksek olsun, acı çekeceğinizi bile bile gelin.
Kars'ı terk etmeyin… Terk ettiyse niz dönün ve yeniden el sıkışın Kars'la.. Benim dünyamda parçalarından parçalar koparılmış bir şehirdir o… Evlatları durmadan azalan, dertleri durmadan artan bir annedir Kars… Son yıllarda evine elleri boş, gözleri dolu giden bir babadır Kars… Bir şehrin ortasında ellerinden tutulmadığı durumda kaybolma ihtimali bulunan acemi bir çocuktur Kars…Öyle bir terk edilişler caddesidir ki Kars, bizim yüzümüzden, gidenler yüzünden, gündüzsüz kalmış bir gece, baharsız kalmış bir kış, sazsız kalmış bir Çobanoğlu'dur Kars…         
Benim dünyamda Kars, konuşan bir şehirdir. Yıllar var, kulağıma aynı sesleri fısıldamakta… "Yardan düştüm/ yaralarım yardan"


Mustafa KÜPELİ

mustafakupeli@gmail.com

 
Etiketler: Bir, terk, edilişler, caddesi, Kars,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Temmuz 2020
Fidan Dikme Kültürümüzü Geliştirmeden Başarı olmaz
14 Temmuz 2020
Corona Paniği Dünya Tekstil Üretimini Türkiye’ye Kaydırabilir
02 Mayıs 2020
Nerede Ramazan İftar Patronları
18 Şubat 2020
Hiç Senin Çocuğun Lösemili Hastası Oldu mu?
14 Ocak 2020
İSİYAD TV Sanayicinin Dünya'daki Nabzını Tutacak
07 Ocak 2020
ÖLÜM YERİM SARİKAMİS
14 Ekim 2019
İnsanlar Unutulur, Ferhat Karakoçlar Unutulmaz
10 Eylül 2019
İSİYAD; SANAYI KÜLTÜRÜNÜ YAMAYA ÇILIŞIYOR.
24 Temmuz 2019
Herkes Hakkını helal etsin
21 Temmuz 2019
Belediye Başkanları Festivalleri neden özelleştirmiyor
18 Haziran 2019
Eti Pilavı hangi köpeoğlu yediyse gerdeğe de o gersin
30 Mayıs 2019
İSİYAD, Kurduğu Sanayi Bölgeleriyle Kentlere Nefes Aldıracak
24 Nisan 2019
15 Yıl Sonra Esenyurt Belediyesini Ziyaret Ettim.
26 Mart 2019
31 Mart’ta Hemşehri Dayanışması Maya Tutacak mı?
02 Aralık 2018
İSİYAD İş Dünyasına Moral Vermeye Devam Ediyor
27 Kasım 2018
Esenyurt’ta Cami cemaatine söz verenler, Camiyi neden bitirmiyorlar?
23 Kasım 2018
KAI’lılar, Yerel Seçim Oyunlarını Bozabileceklermi?
14 Kasım 2018
Belediyelerde Yolsuzluk Hizmetin Önüne Geçiyor
09 Kasım 2018
Sosyal ve Hukuk Devleti Olabilmek
20 Temmuz 2018
Dikme Köyü Peynir Sektörüne Öncülük Yapmalı
16 Temmuz 2018
İlhan SELÇUK' un bir yazısı.. Şaşıp Kalıyorum,
25 Mayıs 2018
Önce İçimizdeki İsrailoğullarını Lanetleyelim!
16 Nisan 2018
Candaş ALÇI ’nın Acısı Yürekleri Dağladı !
05 Nisan 2018
Doğu Ekspres, Bölgeyi Cazibe Merkezi Yaptı
22 Mart 2018
DUYURU: Kars36 Sporu Profesyonel Life görmek İstiyormusunuz?
05 Mart 2018
Havaalanı Ardahan'ın Karnınımı Doyuracak? Göçümü Durduracak?
23 Şubat 2018
Ölüm Yıldırım'a Hiç Yakışmamıştı
13 Ocak 2018
KARS ARTIK İYİ OLMAK ZORUNDA
15 Aralık 2017
Zalimim zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var
19 Eylül 2017
Kars'ın Kaşar'ı, Ardahan'ın Bal Dünya Markası oldu
03 Ağustos 2017
Ünlülerin köyü Kakaç’ta Yoksulluk çiçekleri açmış
20 Temmuz 2017
Festivalle Kurumsallaşırsa Turizm gelişir...
30 Haziran 2017
Belediyelerin Verdiği İftarlar Orucu Bozar mı?
30 Mayıs 2017
Tayfun Talipoğlu ve Oktay Ekinci'yi Unutmak
02 Mayıs 2017
Trakya’daki Tarım Arazileri yok ediliyor
23 Mart 2017
Kura Nehri ve Uyutulan Ardahanlılar
09 Şubat 2017
BENCE ÜÇ TAKIMDA ŞAMPİYON
03 Ocak 2017
BEYAZ ÖLÜMÜN ADIDIR “SARIKAMIŞ”
21 Aralık 2016
Serinçayır’dan Göçün Beşiği oldu
09 Kasım 2016
SERHAT GÜNDEM
26 Ekim 2016
KAI Konfederasyonu Kurulmalı
18 Eylül 2016
Tarık Akan’ın Ardından
03 Eylül 2016
Sn. Cumhurbaşkanı Sarıkamış DAOS Olacak Dedi ama…
03 Eylül 2016
Sn. Cumhurbaşkanı Sarıkamış DAOS Olacak Dedi ama…
25 Şubat 2013
Yeni Anayasaya Doğru (Kimlik)
Haber Yazılımı