Yazı Detayı
20 Mayıs 2020 - Çarşamba 12:23
 
GÖLGESİNDE SAVUNMA:
 
 

                               Aşk davadır,cefa çekmek güvah

                               Ger güvah olmasa davadır tebah!(1)

                                                                                              Fuzüli

Bir süre önce mahallemizin fotoğrafçısı ile sohbet ediyorduk, “abi bu avukatlar, mimar- -mühendisler, doktorlar niye bizim reis'e karşılar” diye sordu. Bende sorusuna karşı soru sorunca boynunu büktü...  Mecburen cevaplamakta  bana düştü öncelikle şunu düzeltelim biz avukatlar doktorlar ya da Mühendisler,  Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a karşı değiliz... bizim meselemiz kişisel değil, memleket meselesi.

 Yüzyıllardır egemenler - siyasi iktidarlar kendilerine biat edecek, evet efendim tamam efendim, diyecek kişileri tercih eder, yanlarında onları dolaştır, uçaklarına onları alırlar. Tarih boyunca bu hep böyle oldu. Hele bir de iktidarda olanlar eskidikçe, yeni politikalar üretip toplumun önünü açacak şeyler yapamayınca milleti de yönetemez hale gelirler. Millet ve iktidar açısından asıl yıkım işte bu zaman başlar. Toplumdaki refah düzeyi düşüp fakirleşme arttıkça, toplumsal kaygılar da artmaya başlar. Bugün olduğu gibi…  darbe ve benzeri laflar böyle ulu orta konuşulur hale gelir, gölgesinden korkan iktidar ise demokrasiyi askıya alarak, daha baskıcı daha bir ceberut bir yönetim tarzı benimsemeye başlar.

 Bunun adına siyaset biliminde milli kriz denir. Yani yönetenlerin yönetemez yönetilenlerin de eskisi gibi yönetilmek istememesi halidir bu.

 Davutoğlu'nun başbakanlıktan istifası ve Gelecek Partisi, Ali Babacan ekibinin AKP içerisinden kopuşu ve DEVA partisi. Süleyman Soylu'nun istifası, istifasının kabul edilmemesi yönetenlerin yönetememe krizin dışa vurumudur.

 Son günlerde barolar nezdinde ifadesini bulan, meslek odalarına ilişkin yeni yasa çalışmaları da bu krizin sonucudur. Siyasi iktidar bugüne kadar yaptığı manevralarla, Türkiye Barolar Birliğini ve baroları ele geçirmeye çalıştı olmadı. İktidarın tüm olanaklarını kullanarak oda seçimlerinde adaylar çıkarsadakayde değer bir oy alamadılar. Olağan koşul ve seçimlerle baroları ele geçirmeyeceğini anlayan iktidar bu kez de meclis çoğunluğuna dayanarak emellerine ulaşmak hevesinde ler. Yeni yasa önerisinde iki yöntem üzerinde durmaktalar, birincisi barolar birliğinin seçim sistemini anti demokratik bir şekilde değiştirmek, İkincisi ise aynı bölgede birden fazla baronun kuruluşuna cevaz vererek meslek odasının birliğini böl- parçala yöntemiyle dağıtmak.

  Aslında bu sürece gelinceye kadar toplumun birçok kesimi baskı ve zapturapt altına alındı. Sosyal medyada yazan eleştiren herkese dava açılmaya başlandı. Gazeteciler-yazarlar gözaltına alındı, sanatçılar sanatlarını icra edebilmek için türkü söylemek için açlık grevine gidip 323  günlerde açlıktan öldüler. Sanatçılar birçok iktidar döneminde baskı ve zulüm görmüştü ancak Pir Sultan'dan bu yana ilk kez böyle bir şey yaşandı. İki insan, iki sanatçı İbrahim Gökçek ve Helin Bölek konserlerinin yasaklanması için, özgürce türkü söyleyebilmek için bedenlerini açlığa  yatırıp gün gün, hücre hücre öldüler. Mustafa Koçak Adil yargılama talebiyle başlattığı, ölüm oruçunun 297. gününde açlıktan öldü. 2 tutuklu Özgür Karakaya ile Didem Akman’ın Adil yargılama talepli ölüm oruçları hala devam ediyor.

 Biz avukatlar da mesleğimizi özgür ve  her türlü baskıdan muaf bir şekilde icra edemez hale geldik. 20 üzerinde avukatı cezaevlerinde tutuklular...  Avukatlarda mesleklerini içra ettikleri  için cezaevindeler. Traji komik olanı ise Av. Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal da ADİL YARGILANMAK İSTİYORLAR. 140 gündür ölüm orucundalar.  Maalesef ki, ülkemiz bu durumda, ülkemizi yönetenler yönetemez hale geldiler.  Artık tek tek insanların susturulması da yetmiyor.. Ülkenin Aydın okumuş yazmış Kişileri, meslek odaları etkisizleştirilip, ülke topyekün suskunluğa mahkum edilmek isteniyor… Olsun yarınlar güzel olacak ya.  

  • 1) Aşkı bir davaya benzetir Fuzüli ve “cefa çekmek davacının haklı olduğunun tanığıdır, eğer tanık olmaz ise o dava kaybedilir. Kanıt yokluğundan boşa düşer “ diyor. Hadikat-ül Süeda ( Mutluluğa Erenlerin Bahçesi)

 

 

 
Etiketler: , , GÖLGESİNDE, SAVUNMA:,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort