Yazı Detayı
30 Mayıs 2019 - Perşembe 18:28
 
İMAMOĞLUNA OY VERMEK ÇOCUKLARIMIZA HATTA TORUNLARIMIZA OLAN BORCUMUZUDUR
SMMM Deniz Aydemir
siyasalbirikim37@gmail.com
 
 

31 Mart seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını Sayın Ekrem İmamoğlu kazanmıştır. Bunun ama’sı fakat’ı yoktur. Seçim sonuçlarını kabul etmemek AKP açısından seçimi kaybetmekten daha büyük bir talihsizliktir.

Yargı dâhil bütün kurumlarda kadrolaşmış iktidar partisinin “oylarımızı çaldılar”, “sandık başkanları usulsüz atandı”ya da  “üç pusuladan biri bizim seçmenlerimize verilmedi” gibi akılla mantıkla bağdaşmayan bahaneleri taraflı ya da tarafsız seçmen kitlesinin çok önemli bir ksımını ikna edemediği aşıkardır.

İktiddar partisinini ortaya attığı iddiaların tamamı asılsızdır. Şayet seçmen kaydırma varsa bunu iktidar partisi yapmıştır. Zira seçim öncesinde muhalefetin bu konudaki açıklamaları henüz hafızalarda tazeliğini koruyor. Üstelik AKP yetkilileri alaycı bir şekilde en güvenli seçimi biz yapıyoruz diye üstüne basa basa açıklamalar yapmadı mı ? Ayrıca seçmen listeleri ile ilgili itirazların seçimden sonra yapılması mümkün değildir. Bunlar ancak kötü niyetli, milletin kafasına karıştırmayı amaçlayan açıklamalardır.

Sandık kurullarının usulsüz oluşturulmasına gelince; Yargı dâhil bütün kurumlarda kadrolaşmış olan iktidar partisinini sandık kurullarının oluşturulmasıyla ilgili başkalarını suçlaması acziyettir, komiktir ve tutarsızdır. Ben bir seçimi yapmayı bile beceremedim demektir. Sayın Yıldırım’ın “ bizim seçmenimize üç pusuladan biri verilmedi” söylemi ise aslında cevabı hakeden bir ciddiyete sahip değildir ama en azından onu ciddiye alan seçmeni bilgilendirmek adına yazmak isterim ki İstanbul genelinde Sayın Yıldırım’ın aldığı oy, İlçe Belediyelerinde partisinin aldığı oydan 15 bin küsür daha fazladır. Yani iddia ettiği şey hayal mahsülüdür.

YSK’nın seçimi iptal etme gerekçesine konu olan “sandık kurullarının usulsü oluşturulması ile iligli fikrimi yukarıda belirtmiştim lakin kararla ilgil şunu eklemezsem eksik kalacak. Kurullar asil üyeleriyle toplanır ve karar alır. Yedek üyeler (bu derneklerde, kulüplerde, partilerde de böyledir.) ancak ve ancak asil üyeler olmadığında onların yerini doldurabilir. Yedi kişiden oluşan bir kurul en çok yedi kişiyle karar verir. 11 kişiyle verilen karar hukuki olarak sakattır. Yedek üyelerin oy hakkı olamaz. Bu açıdan bu karar hukuken yok hükmündedir. Tamamen siyasi baskıyla alınmış bir hukuk ayıbıdır. Türk hukuk tarihi açısından da Türkiye’nin demokrasi tarihi açısından da kara bir lekedir.

Sokakta bu seçim neden iptal edildi diye sorduğunuzda alacağınız cevap çoğunlukla “çünkü AKP kaybetti” şeklinde oluyor. Bu algı demokrasi açısından çok büyük bir tehlikedir.  Şayet 23 Haziranda Sayın Ekrem İmamoğlu, seçimleri ciddi bir farkla yeniden kazanamazsa, demokrasimiz büüyk bir yara alacaktır. Zira bu tarihten sonra iktidar gücünü ele geçiren hiçbir parti sandığa saygı duymayı kendine bir zorunluluk olarak görmeyecektir. Ama tersi olursa bundan sonra hiçbir siyasi parti (ister iktidarda olsun ister muhalefette) sandığa yansıyan halkın iradesine karşı bugün kü iktidarın yaptığı gibi farklı yollardan tesir etmeye cesaret edemeyecektir. Bu seçim o açıdan gelecek yıllarda demokrasimizin nasıl işleyeceği açısından da bize önemli bir gösterge olacaktır.  Bu açıdan ben diyorum ki bu seçimde 31 Mart seçiminin kazananı olan Sayın Ekrem İmamoğlu’na oy vermek İstanbul seçmeninin çocuklarına hatta torunlarına olan borcudur. Gelecekte iktidara talip olacak sağ muhafazakâr partiler için 31 Mart seçimleri sonrasında yaşanan süreç hep baş kakıncı olarak önlerine çıkacaktır. Bundan yıllar sonra birileri çıkıp bu süreç için halkan özür dilemek zorunda kalacaktır.     

 SMMM DENİZ AYDEMİR

 
Etiketler: İMAMOĞLUNA, OY, VERMEK, ÇOCUKLARIMIZA, HATTA, TORUNLARIMIZA, OLAN, BORCUMUZUDUR,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort