Yazı Detayı
20 Mart 2020 - Cuma 17:59
 
NEDEN DOKUNAMIYORUZ
AYTEN ALKAŞİ
aytenbirikim@gmail.com
 
 

Çok zor bir süreç yaşayoruz… deprem, virüs,ekomi sıkınta daha çok sayabilirim ama  en önmlisi  hiçbirşeye dokunamiyoruz. Çok basit ama zor bir soruyla başlayalım. Neden yaşıyoruz? mutlaka bu soruya yüzlerce cevap gelecektir ama  bir çoğumuzun ‘’hepsi boş’’ diye yanıtlayacağını zannediyorum. bunun nedeni yaşamı zihinsel ve bedensel olarak içselleştiremememiz olabilir mi?  daha açıkçası  sorun; bilmeden yaşadığımız hayatı anlamlaştıramayışımızdan mı acaba? milan kundura’nın daha açıkça ifade ettiği gibi  ‘’ hayat, ancak hafızaya düştüğü zaman anlam kazanır’’ der.  bu kadar yozlaşmanın, kültürsüzlüğün, haksızlığın, adaletsizliğin olduğu dünyada hayat hafızaya nasıl düşecek?   

 Bu durumda günümüzün belki de en büyük sorunlarından değil mi dokunmak, galiba unutuyoruz. Beni son günlerde derinden sarsıyor bu dokunmaların azalışı. Neden unuttuk diye soruyorum; neden ileriye gideceğimize günden güne geriliyoruz. Farkında mısınız? Sevgiyi unuttuk artık, kalplere eskisi gibi dokunmuyoruz.

Oysa biz sevmeyi bilen bir toplumduk. Mahalleye giren bir yabancıya bile onlarca sorular soran… Kapılarımız kitlenmez rahat ve huzur içinde yaşardık.

Hepimiz anmaz mıyız o günleri “bizim zamanımızda her şey farklıydı diye…

Evet, düşünüyorum da gerçekten her şey farklıydı. Durum böyleyken, gittikçe karmaşıklaşan bu soruları irdelemeden önce insan, içinde doğduğu, yaşadığı toplumu biliyor mu, görüyor mu? veya daha öncesine gidelim. insanların iradesi dışında doğduğu bir toplum da tüm kimliklerini hazır bulduğu ve de bu kimliklerin yine iradesi dışında üzerine zimmetlenmesine rağmen sanki tüm bunları kendi canıyla, kanıyla gelmiş gibi taşıma eğilimini sorgulamadan kabul etmesi bir zihin yanılsaması değil midir
gerçi bir yazarımızın dediği gibi insanın yaşadığı anı anlamlaştırması çok zordur.

            bu kadar olumsuzluğu nedenini bilmeden yaşadığımız bu hayatı anlamlaştıran edebiyattır, şiirlerdir, hikayelerdir, romanlardır daha açıkçası yazmaktır. ‘’ yazmak insanın kendi varlığın eşelemesidir.’’ tüm yazılanlar ne kadar romantik, ütopik, lirik olursa olsun hemen hemen hepsinin temelinde  gerçeklik vardır ve yazarlar hayatı yazar. yazarken de insanlığın çektiği acıları, sevinçleri, aşkları, ölümleri v.b hayatı anlamlaştırarak aktarırlar.

Ayten Alkaşı

Halkbilim Araştırmacısı

aytenbirikim@gmail.com

 
Etiketler: NEDEN, DOKUNAMIYORUZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort