Yazı Detayı
21 Temmuz 2019 - Pazar 08:48
 
Seçimi Bırak Ekonomiye Bak
SMMM Deniz Aydemir
siyasalbirikim37@gmail.com
 
 
Ülkemiz son yıllarda üst üste seçim yapmaktan asıl yoğunlaşması gereken konu olan ekonomiyi ciddi anlamda ihmal etti. Üstelik seçim dönemlerinde mali disiplini tamamen elden bırakıp popülist politikalarla zaten doğru bir temel üzerine oturmamış olan sistemi tamamen ortadan kaldırdı.
2017 yılında yine bu gazeteye yazmış olduğum bir makalede “sıcak paraya ve ağırlıklı olarak inşaat üzerinden yürüyen pembe ekonomik tablonun aslında yanıltıcı olduğunu ve ülkemizi (henüz kimse kriz lafını etmeden) büyük bir ekonomik krize sürüklemekte olduğunu sizlerle paylaşmıştım. Maalesef haklı çıktım. Doyuma ulaşan inşaat sektörü, küresel risklerle çekilen sıcak para ve yıllardır süregelen yanlış ekonomik politikalar ülkeyi bu büyük buhranın içine atmış oldu. 
Yanlış ekonomi politikaları diye ısrarla yazıyorum ama bunların ne olduğunu da sizlerle paylaşmam sanırım daha adil olur. Öncelikle Türkiye’nin jeopolitik konumu itibariyle her şeyde olduğu gibi ekonomide de öncelemesi gereken konu “bağımsızlıktır". Kurucu liderimiz bunun farkındaydı ve bütün politikalarını ekonomik bağımsızlık üzerine kurdu. Bir yandan borçları öderken, diğer yandan da millileştirme politikasını benimsemiş, başta demiryolları olmak üzere birçok kurumu satın alarak millileştirmiştir. İzmir İktisat kongresinde alınan kararları da irdelediğinizde bu temel üzerine oturduğunu, yerli özel sektörün teşvik edilmesini, özel sektörün olmadığı alanlarda da kamu eliyle yatırımlar yapılarak dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması hedeflenmiş buna istinaden yüzlerce fabrikalar ve kurumlar tesis edilmiştir. 
Ekonomik bağımsızlığın önemini kavrayamayan sağ siyasi anlayış, mirasyedi hayırsız bir evlat gibi o zor koşullarda tesis edilen binlerce kurumu, fabrikayı ve tesisi haraç mezat yabancılara satmış, ülkeyi tam anlamıyla dışa bağımlı hale getirmiştir. Dedenizin değneğini toprağa saplayıp dibine 2 bardak su dökseniz meyve verecek kadar bereketli bu topraklarda, buğdayı, nohutu, mercimeği ve hatta samanı bile ithal eder hale gelmişiz. İthal ikameci politikaları terk edip, fiyat dengesini tutturmayı başaramadığımız her ürün için ithalat kartını masaya koymuşuz. 
Konu uzun ama gazetenin bize ayrılan sütunları kısıtlı. O halde toparlayalım. Ülke şu an büyük bir ekonomik krizin içinde ama üzülerek söylüyorum daha en kötüsünü görmedik. İktidar daha olayın ciddiyetinin farkında bile değil. 
Pansuman tedbirlerle günü kurtarmanın peşinde. Ama ciddi yapısal reformlarla kalıcı bir mali disipline, güvenilir ekonomi yönetimine ve hukukun üstünlüğünün, demokrasinin yeniden tesis edilmesine acil ihtiyaç var. İnşaat, tarım, otomotiv ve bunlara bağlı sektörler can çekişiyor. Otomotivde ilk altı ayda ÖTV hedefi yarı yarıya şaştı. İnşaat sektöründe kamu yatırımları ödeneksizlik yüzünden tıkanma noktasında, özel sektörde yaprak kımıldamıyor. Yabancılara daie satışları ve yarım işlerin devri olmasa tapu dairesinde memurlar tavla oynayacak. 
Daha geride kamunun borç krizi var. Asıl bomba o zaman patlayacak.
SMMM DENİZ AYDEMİR
 
Etiketler: Seçimi, Bırak, Ekonomiye, Bak,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort escort istanbul istanbul escort