Yazı Detayı
14 Ocak 2021 - Perşembe 09:49
 
UYUŞTURUCU
Öztürk Karahan- BAĞDER - Avcilar'da Business Manager
serhatbirikim
 
 


Bir ulusal sorundur. Ulusların köleleştirilmesi, nüfus yapısının ayarlanması, istenildiği zaman yok edilebilmesi için uygulanmakta olan bir kimyasal projedir.
Ulus bilincini yok ederek tek dünya devleti kurmak ve ''köleler ve patronlar'' diye 2 sınıf yaratarak dünyayı ele geçirmek isteyenlerin projesidir...
Bu projenin sahipleri ve uygulayıcıları aynı zamanda içeride toplumu ''uyuşturucu ile mücadele ediyormuş'' gibi davranarak uyutuyorlar. Aslında yapılan, uyuşturucu ile mücadele etmek değil, uyuşturucunun reklamını yapmak, insanları uyuşturucuyla yaşamaya alıştırmaktır. Bizler ulusumuza ve yurdumuza yapılan bu kimyasal saldırıları iyi okuyamıyoruz. Uyuşturucu kullanıcılarını kurtarıyormuş gibi projelerle uyuşturucu hayatımıza daha da giriyor, doğal bir sorunmuş gibi algılamamız sağlanıyor aslında. Sorunun aslını ve gerçek boyutunu görmemekte ısrar ediyoruz.
Bir kere şunu iyi bilmemiz lazım.
Uyuşturucudan kurtuluş oranı dünyada en iyi rakamlarla
7-8 deniliyor. Ülkemizde ise 3-5 lerde seyrediyor. Bu yüzde 3 leri 5 leri kurtarmaya çalışıyoruz. Tabii ki yüzde 3 leri değil 100 leri kurtarmaktır arzumuz. Ama işin aslı bu. Bu yüzde 3 lerin 5 lerin bir kısmı da kurtulmuş olmuyorlar, sadece ara vermiş oluyorlar.
Bunların tedavisini devlet kurumları yapıyorlar zaten.
Bizlerin millet olarak asıl yapmamız gereken iş, uyuşturucu konusunda ''devlet niye ceza vermiyor, polis niye toplamıyor hepsini'' diye bağırmak değil, toplumda uyuşturucu konusunda bilgi paylaşımları yapmak, toplumu sorunun asıl boyutu hakkında bilgilendirmek ve ulusal duyarlılık yaratmaktır. Bu duyarlılığı yaratabilirsek, bağımlı sayısında gözle görülür bir azalma olacaktır mutlaka. Devletimiz elde mevcut olan bağımlıları tedavi ederken, bizler de devlet kurumlarıyla el ele vererek bu sorunda asıl çözüme, yok edilmek istenen çocuklarımıza ulaşmış ve bilgi kalkanıyla geleceğimizi koruma altına almış olacağız. Yeni bağımlılar yaratmalarına engel olacağız.
Bu görevi de her kesimden duyarlı insanlarla birlikte başarıya ulaştırabileceğiz ancak. Yani Valilikler, Kaymakamlıklar, Emniyet, Milli Eğitim, Belediyeler, Müftülükler, Cemevleri, Muhtarlar, STK lar, Esnaflar, Tüccarlar, Spor kulüpleri, Meslek Odaları, Okul aile birlikleri, Medya ve kısacası toplumdaki bütün dinamiklerle birlikte başarabileceğiz.
Nasıl ?
Önce bu saydığımız kurumlar ve şahıslar içerisinde bilenler bilmeyenleri eğitecekler, sonra bu kurumların ve şahısların görevi, kendi hitap edebildikleri insan topluluklarını yorulmadan, usanmadan bilgilendirmek olacaktır.
Eğer biz bu seferberliği acilen başlatmaz ve önümüze gelen üç beş bağımlıyla uğraşarak vicdan yapmaya, reklam yapmaya, kendimizi tatmin etmeye çalışırsak vay halimize.
Bir de şunu iyi idrak etmekte yarar görüyorum. Bağımlı dediğimiz hiç kimseye zorla uyuşturucu kullandırılmamıştır. Hepsi maddeyi keyif aldıkları için, birilerinden intikam aldıkları için vs vs nedenlerle kullanmışlar ve kullanmaya da devam etmektedirler. Zevk alarak kullandıkları maddeyi temin edebilmek için başkaca masum çocukları da hiç acımadan uyuşturucuya alıştırmaktan çekinmemişlerdir. Bu kadar zaman keyifle kullandıkları maddeye ara vermek veya belki ailesini yakasından düşürmek amacıyla tedaviye gelen bir insana da ödül gibi bir bakım aslında yarardan çok zarar getirmektedir. Ve şunu da iyi bilmekte yarar vardır ki bir bağımlı sadece kendisi isterse maddeyi bırakır. Bazıları da maddeyi bırakmak için gelir, onca emekle bırakmasına yardımcı olunur, sonra kafası bozuldu mu hoppalaa tekrar sokaklarda.

Yeni bağımlı yaratmamak, bilinçli nesiller yetiştirmek olmalı UYUŞTURUCUYLA MÜCADELENİN ADI...

Ve bir yakını bağımlı olan herkes, çarşılardaki esnaflar vs vs birçok insan çevresindeki uyuşturucu satıcılarını tanıyorlar. Ve her biri de değişik nedenlerle bunlara göz yummaktalar. Ya bulaşmak istemezler, ya kendi yakınları bu işi yaptığı için ona dokunmak istemezler, bazıları da devlete güvenmedikleri için bu konuyu devlet kurumlarına bildirmezler.
Bu sorunun bitmesini isteyen arkadaşlar öncelikle bildikleri satıcılar varsa onları hiç çekinmeden, acımadan devlet kurumlarına bildirsinler. Bildirsinler ki devlet de gerekli çalışmaları yapsın. Devlete güvenmemiz lazım her konuda. Polise söylemek istemeyenler bulundukları yerlerde Emniyet Müdürlerinin kendisine gidebilirler, Kaymakamlara gidebilirler.
Acımadan, düşünmeden bu hainleri devlete bildirelim arkadaşlar.
Çözüm istiyorsak çalışalım. Çalışalım ki çocuklarımız artık ölmesinler, öldürülemesinler, yeni yetişenler batağa çekilemesinler...

Şunu da unutmayalım. YAŞLI BAĞIMLI YOKTUR. ÇÜNKÜ HEPSİ BİRKAÇ SENEDE ÖLÜYORLAR. Bunun için uyuşturucuyla mücadeleyi ciddiye alalım.

Not : Bu yazdıklarım tamamen benim düşüncelerimdir. Ve her kelimesi de sadece beni bağlar.

Herkese Sevgi ve Saygılarımla...

Öztürk KARAHAN
Bağımlılıkla Mücadele Derneği BAĞDER Genel Başkanı

 
Etiketler: UYUŞTURUCU,
Yorumlar
Haber Yazılımı