Tarih: 23.01.2026 11:15

DEM PARTİ KARS İL ÖRGÜTÜ

Facebook Twitter Linked-in

Başkan Arzu Savaş Derman Basın açıklaması

ROJAVAYA YÖNELİK SALDIRILARA SESSİZ KALAMIYORUZ

Suriye'de 2011 yılından bu yana devam eden iç savaş; yüzbinlerce insanın yaşam hakkının ihlal edildiği, milyonlarca insanın zorla yerinden edildiği ve ağır insan hakları ihlallerinin sistematik hâle geldiği çok boyutlu bir yıkım süreci yaratmıştır. Bu süreçte Rojava'da yaşayan Kürt halkı, DAIŞ ve benzeri radikal silahlı yapılara karşı yürüttüğü mücadeleyle yalnızca kendi varlığını değil, bölgesel ve uluslararası güvenliği de savunmuştur.

Rojava'da inşa edilen toplumsal ve siyasal yapı; halkların, inançların ve kimliklerin eşitliği temelinde yükselen, demokratik, çoğulcu ve katılımcı bir yönetim anlayışına dayanmaktadır. Bu model, Suriye'de barışçıl ve hukuka dayalı bir çözümün mümkün olduğuna dair uluslararası alanda da meşru bir deneyim olarak kabul görmüştür.

Ancak Esad rejiminin fiilen çöküşünün ardından Ahmet El Şara liderliğinde kurulan geçici yönetimin kısa sürede otoriter ve tekçi devlet pratiklerine yöneldiği görülmektedir. Alevilere, Dürzilere ve Kürt halkına yönelik saldırılar; toplu infazlar, zorla yerinden etmeler ve işkence iddiaları, Suriye'de yeni bir şiddet ve hukuksuzluk düzeninin inşa edilmek istendiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Halep'e yönelik saldırılar, Rakka–Deyr ez-Zor hattında tırmandırılan askeri operasyonlar ve Rojava'nın hukuki-siyasal statüsünü ortadan kaldırmaya dönük Haseke ve Kobanê merkezli girişimler; sivillerin yaşam hakkını doğrudan tehdit etmekte, Suriye'de kalıcı barış ihtimalini zayıflatmaktadır.

 Rojava'nın statüsüz bırakılması, yalnızca Kürt halkını değil; Suriye'de birlikte yaşam perspektifini ve bölgesel barışı da hedef almaktadır.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, BM Şartı ile Medeni ve Siyasi Haklar ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmeleri uyarınca; halkların kendi geleceğini belirleme, kendilerini özgürce temsil etme ve varlıklarını güvence altına alma hakları uluslararası hukukun temel ilkelerindendir. Rojava'da yaşayan Kürt halkının bu hakları açık biçimde uluslararası koruma altındadır.

Özellikle vurgulamak isteriz ki; Türkiye'de kalıcı barışın tesis edilmesi ile Suriye'de yaşayan Kürt halkının haklarının güvence altına alınması arasında doğrudan ve kopmaz bir bağ bulunmaktadır. Sınırın hemen ötesinde yaşayan Kürt halkının statüsüzlük ve sürekli şiddet tehdidi altında bırakılması, Türkiye'de toplumsal barışı güçlendirmemekte; aksine zayıflatmaktadır.

Kalıcı barış; yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, komşu coğrafyalarda yaşayan halkların meşru ve demokratik haklarına saygı gösterilmesiyle mümkündür. Bu nedenle uluslararası kamuoyunu ve ilgili kurumları, Suriye'de sivillere yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmamaya; Rojava'nın hukuki ve siyasal statüsünün korunması için uluslararası hukuk temelinde etkin adımlar atmaya çağırıyoruz.

Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarına çağrımızdır: Türkiye, radikal selefi yapılarla değil; Kürt halkı ve Suriye'de yaşayan tüm toplumsal kesimlerle diyalog kurarak kalıcı ve gerçek bir barışın inşasına katkı sunmalıdır. Türkiye'de barışın kalıcı hâle gelmesi, Suriye'de Kürt halkının yaşam hakkının ve demokratik statüsünün güvence altına alınmasıyla doğrudan bağlantılıdır.

Kalıcı ve adil bir barış; inkârla, şiddetle ve statüsüzlük dayatmalarıyla değil; halkların iradesine saygı ve eşit yurttaşlık temelinde mümkündür. Rojava'da demokratik çözümün ve hukuki statünün korunması, Türkiye'de ve bölgede barışın güçlendirilmesinin temel koşullarındandır.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

DEM PARTİ KARS İL ÖRGÜTÜ

 

Hasan OTHAN KARS / Serhat Birikim

 

 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —