Menü Haberin Merkezi
Tarih: 22.07.2026 19:56
Festivaller Sadece Halaydan İbaret Değildir

Festivaller Sadece Halaydan İbaret Değildir

Facebook Twitter Linked-in

Kültürünü kaybeden toplumlar, zamanla kimliğini de kaybetmeye başlar. İşte bu nedenle festivaller, şenlikler ve kültürel etkinlikler yalnızca birkaç gün süren eğlence organizasyonları değil; toplumsal hafızayı canlı tutan, ortak kimliği güçlendiren ve gelecek nesillere kültürel mirası aktaran önemli sosyal kurumlardır.

Sosyoloji bize gösteriyor ki bir toplumu ayakta tutan en güçlü bağ; ortak değerler, ortak kültür ve ortak aidiyet duygusudur. İnsanlar aynı türküleri söyleyerek, aynı sofrada buluşarak, aynı hikâyeleri dinleyerek ve aynı kültürel mirası paylaşarak birbirlerine bağlanırlar. Bu nedenle festivaller, sadece bugünü değil, geleceği de inşa eden organizasyonlardır.

Bu vesileyle başta 25. Göle Kültür ve Kaşar Festivali olmak üzere Ardahan’ın tüm ilçe ve köylerinde düzenlenecek festival, şenlik ve kültürel etkinliklerin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Büyük emeklerle bu organizasyonları gerçekleştiren kamu kurumlarına, belediyelere, sivil toplum kuruluşlarına ve katkı sunan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.

Ancak bir gerçeği de açık yüreklilikle konuşmamız gerekiyor.

Ne yazık ki bugün birçok festival, özünden uzaklaşmış durumda. Kültürü yaşatması gereken organizasyonlar çoğu zaman protokol konuşmaları, siyasi mesajlar, konserler ve halaylardan ibaret bir programa dönüşüyor. Böyle olunca da festival sona erdiğinde geriye ne bölgeye dair yeni bir fikir kalıyor ne de geleceğe bırakılmış kalıcı bir değer.

Oysa bir festivalin başarısı, kaç sanatçının sahne aldığıyla değil; bölgesine ne kattığıyla ölçülmelidir.

Göle Kültür ve Kaşar Festivali bunun en önemli örneklerinden biridir. İlk kez katıldığımda dikkatimi çeken en önemli konu şuydu: Adında “Kaşar” bulunan bir festivalde kaşar üreticileri, kooperatifler, üretim süreçleri, markalaşma çalışmaları ve sektörel gelişim yeterince görünür değildi.

Peki bir kaşar festivalinde en çok konuşulması gereken kimlerdir?

Elbette üreticiler...

Hayvancılıkla geçimini sağlayan aileler...

Kadın kooperatifleri...

Genç girişimciler...

Tarım ve hayvancılık uzmanları...

Üniversiteler...

Gastronomi dünyası...

Markalaşma konusunda çalışan profesyoneller...

Festival; sadece eğlenmek için değil, üretimi büyütmek için de yapılmalıdır.

Bugün dünyadaki başarılı festivallere baktığımızda bunun sayısız örneğini görüyoruz. Çünkü gelişmiş ülkelerde festivaller; kültür, ekonomi, turizm, akademi ve yerel kalkınmanın buluştuğu platformlar hâline gelmiştir. Bir festival sırasında uluslararası sempozyumlar düzenleniyor, yatırımcılar bölgeye davet ediliyor, yöresel ürünler dünyaya tanıtılıyor ve gençlere yeni fırsatlar oluşturuluyor

Biz neden bunu başarmayalım?

Bu yıl 25’incisi düzenlenecek olan Göle Kültür ve Kaşar Festivali için şu soruları sormamız gerekiyor:

25. festival, 24. Festivalden hangi yönleriyle farklı olacak?

Festival sonunda Göle adına hangi somut kazanımlar elde edilmiş olacak?

Göç, hayvancılık, eğitim, turizm ve kırsal kalkınma gibi temel sorunlar masaya yatırılacak mı?

Kaşarın uluslararası marka hâline gelmesi için bir çalıştay düzenlenecek mi?

Göleli gençlerin fikirlerini paylaşabilecekleri paneller yapılacak mı?

Ulusal basın kuruluşları festivale davet edildi mi?

Festival boyunca Göle’nin tarihi, kültürü ve doğal güzellikleri profesyonel şekilde tanıtılacak mı?

Binlerce kilometre uzaktan memleketine gelen insanlar yalnızca birkaç saatlik eğlenceyle mi dönecek, yoksa memleketlerine dair yeni umutlarla mı ayrılacak?

İşte asıl konuşmamız gereken mesele budur.

Bir diğer önemli sorun ise ortak aklın yeterince kullanılmamasıdır. Ardahan ve Göle, yıllardır Türkiye’nin dört bir yanında çok değerli akademisyenler, sosyologlar, ekonomistler, mühendisler, sanatçılar, bürokratlar ve iş insanları yetiştirdi. Böylesine büyük bir insan kaynağına sahipken festival programlarının dar bir ekiple hazırlanması, doğal olarak organizasyonların potansiyelini de sınırlandırıyor.

Bir festival, yalnızca düzenleme komitesinin değil; tüm kentin ortak projesi olmalıdır.

Belki de artık yeni bir festival anlayışını konuşmanın zamanı gelmiştir.

Festival kapsamında “Göle Ekonomi Zirvesi”, “Kaşar Çalıştayı”, “Gençlik Forumu”, “Kadın Kooperatifleri Buluşması”, “Göle Turizm Paneli”, “Yöresel Ürünler Fuarı”, “Fotoğraf ve Belgesel Yarışmaları”, “Çocuk Kültür Atölyeleri”, “Yerel Tarih Söyleşileri” ve “Göle Vizyon Çalıştayı” gibi etkinlikler düzenlenebilir.

Böylece festival sadece üç gün süren bir eğlence olmaktan çıkar; yıl boyunca etkisi hissedilen bir kalkınma hareketine dönüşebilir.

Çünkü artık mesele sadece halay çekmek değildir.

Mesele; göçü azaltacak fikirler üretmek, gençlere umut vermek, üreticiyi desteklemek, turizmi canlandırmak, ekonomiyi güçlendirmek ve Göle’nin adını Türkiye’nin dört bir yanında duyurmaktır.

Bizler memleketimizi seviyorsak, onu sadece alkışlamakla yetinemeyiz. Daha iyisini istemek, eksikleri dile getirmek ve çözüm üretmek de bu sevginin bir parçasıdır.

Temennim odur ki 25. Göle Kültür ve Kaşar Festivali, geçmiş yılların tekrarı değil; yeni bir anlayışın başlangıcı olsun.

Çünkü festivaller gelip geçer; ancak geride bıraktıkları değerler nesiller boyunca yaşamaya devam eder.

Araştırmacı Yazar Onur KARAKOÇ

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —