16731,64%0,33
43,84% 0,20
51,63% 0,05
7108,98% 1,03
11729,31% 0,51
Bazı şehirlerin tarihi sadece arşivlerde değil, insanların hafızasında yaşar. O şehirlerde kurtuluş, yalnızca bir işgalin sona ermesi değil; bir halkın yeniden ayağa kalkması, onurunu ve kimliğini geri almasıdır. Ardahan için 23 Şubat 1921 tarihi tam da böyle bir anlam taşımaktadır.
Ardahan’ın kurtuluşu, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin önemli halkalarından biridir. Zor coğrafi koşullara, ağır kış şartlarına ve yıllarca süren baskılara rağmen Ardahan halkı, vatanına ve geleceğine sahip çıkmıştır. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla verilen bu mücadele, yalnızca silahlı bir direniş değil; aynı zamanda büyük bir sabrın, inancın ve dayanışmanın ifadesidir.
O yıllarda Ardahan’da yaşananlar, bugün geriye dönüp baktığımızda bir tarih sayfası gibi görünse de aslında bir milletin karakterini anlatan canlı bir hafızadır. Yokluk içinde var olmayı başaran, umudunu kaybetmeden direnen insanların hikâyesidir bu. Kurtuluş günü şehre giren Türk birlikleriyle birlikte sadece bir toprak parçası değil, bir halkın onuru ve geleceği de özgürlüğüne kavuşmuştur.
Ancak kurtuluşu yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olarak görmek, bu büyük mirası eksik anlamak olur. Çünkü kurtuluş aynı zamanda bir sorumluluktur. Bugün bizlere düşen görev, bu toprakları sadece sevmek değil; geliştirmek, korumak ve geleceğe taşımaktır. Gençlerimizin memleketinde umutla yaşayabildiği, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlü olduğu, çocukların hayallerini bu topraklarda kurabildiği bir Ardahan inşa edebilmek, kurtuluş ruhunun gerçek karşılığıdır.
Ne yazık ki günümüzde Ardahan ve bölge illerimiz, göç, işsizlik ve imkân eşitsizliği gibi sorunlarla karşı karşıyadır. İnsanlarımız, doğup büyüdükleri toprakları terk etmek zorunda kalmaktadır. Oysa kurtuluşun anlamı, insanların kendi memleketinde tutunabilmesidir. Kalkınma sadece büyük şehirlerde değil, sınırda, kırsalda ve Anadolu’nun en uç noktalarında da hissedilmelidir.
Sivil toplum kuruluşları olarak bizlere de bu noktada önemli sorumluluklar düşmektedir. Kadınların güçlenmesi, gençlerin desteklenmesi, yerel üretimin teşvik edilmesi ve kültürel değerlerin yaşatılması, sadece sosyal projeler değil; aynı zamanda birer kurtuluş mücadelesidir. Çünkü bir şehrin gerçek bağımsızlığı, halkının ekonomik ve sosyal olarak güçlü olmasıyla mümkündür.
Ardahan’ın kurtuluşunu anarken, geçmişte verilen mücadeleyi saygıyla yad ederken, bugünü de cesaretle konuşmak zorundayız. Kurtuluş ruhunu sadece törenlerde değil, hayatın her alanında yaşatmak durumundayız. Dayanışmayı büyütmek, birbirimize sahip çıkmak ve özellikle kadınların ve gençlerin önünü açmak, bu topraklara verilecek en büyük vefadır.
23 Şubat, Ardahan için sadece bir tarih değil; bir hatırlatmadır. Bu topraklar kolay kazanılmadı. Ve yine bu topraklar, ancak emekle, birlikle ve ortak sorumluluk bilinciyle geleceğe taşınabilir. Ardahan’ın gerçek kurtuluşu, geçmişte kazanılan bağımsızlığın, bugünün umuduna ve yarının güçlü toplumuna dönüşmesiyle tamamlanacaktır.
Bugün bizlere düşen, bu mirası sadece anmak değil; yaşatmaktır.
Canan Avşar Uzun
Ardahan-Kars-Iğdır Kadın Meclisi (AKI-DER) Başkanı