17218,55%-0,18
43,75% 0,00
51,60% 0,01
7009,05% -0,06
11636,31% 0,00
Napolyon'la başlayan şark araştırmalarının hız kazanması ve kuzey Afrika'nın ele geçirilmesiyle tüm yirminci yüzyıl boyunca körfez bölgesi, Irak, Suriye, Filistin ve Afganistan'da petrol ve stratejik hâkimiyet uğruna girilen mücadelelerle süren hattı düşünelim. Bunların karşıtı olarak sömürgecilik karşıtı milliyetçiliğin yükselişi kısa süreli liberal bağımsızlık, askeri darbe, isyan, iç savaş, köktendincilik, irrasyonel mücadele ve son yerli toplumlarına yönelik tavizsiz vahşet dönemleri düşünmek lazım kendini çarpık indirgemeci imgelerini, ihtilafı politiklerini üretti.
Mısırın Napolyon tarafından istilasından çağlar önce Aristoteles’in öğrencisi Büyük İskender’e git batının öcünü güneşin doğduğu yerden al öğretisiyle büyük İskender mısırı aldığında Mısır Firavunu ilan edilmişti ve Mısır yunan medeniyetini birleştirmek adına İskender’in ismini alan İskenderiye kenti ve kütüphanesi kurulmuştu. Napolyon Mısır’a gelirken İslam’a ve Hz. Muhammed’e olan bağlılığını dile getirmiş oda büyük İskender gibi kurtarıcı rolü oynamayı düşlemişti. Fakat işin aslı yeniçağda doğuyu istilanın ilk adımını atmıştı.
Mısırın istilasını Balfour’un kendince lütuf olarak gördüklerini aktaralım. Genel bir değişle şarkıların tüm tarihlerine bakın kendi kendini yönetmenin izine rastlayamazsınız. Batılı bakış açısı ile Kendi kendini yönetme dediğimiz şeyi kendi talebiyle getirdiğini göremezsiniz. Bu üstünlük ya da aşağılanma durumu değildir.
Balfaur, Mısırlıların ya da uğraştığımız diğer ırklar sömürge kendilerine dokunan hayrını taktik ettiklerini, hatta anladıklarını gösterir bir kanıt getirmez lütuf sayar onların ne düşündüğü aklına gelmez. Çünkü Mısır herhangi bir sömürge değildi. Batı emperyalizminin aklanmasıydı. Asıl olan şark Ülkeleri üzerindeki kesintisiz kuşatıcı Batı hâkimiyetiydi. Onlar açısından Batılılar Egemendir, Şarkılara da birinin Egemen olması gerekirdi.
Bağımlı ırklar kendileri için neyin hayırlı olduğunu bilme becerisine sahip değildir. Bu ırkların çoğu temel özelliklerini Cromer in hem Hindistan da hem Mısır da yakından tanıma fırsatı bulmasından ötürü iyi bildiği şarkılı ırklardı.
Bu ilişkiyi dile getirmek için birçok terim kullanıldı. Balfour ve Cromer de teamüle uyup çeşitli terimler kullandılar. Şarkılılar mantıksızdır, ahlaksızdır, çocuksudur, farklıdır. Buna karşılık Avrupalı aklı başında, Erdemli olgun normaldir. Doğuya bakış açısı bu Şarkiyatçılık en keskin deyişle akademik çalışma alanıdır. Şarkiyatçılığın akademik tanımı şöyle tasvir edelim. Başlangıç noktası on sekizinci yüzyıl sonu alınırsa şark la şark hakkında saptamalar yaparak ona ilişkin görüşleri meşrulaştırarak, onu betimleyerek öğreterek, oraya yerleşerek, onu yöneterek, kısacası Şark’a egemen olmak Şark’ı yeniden yapılandırmak, şark üzerinde egemenlik kurmak için batı biçimi incelemeler denebilir. Cemil Meriç oryantalizmi tanınlarken benzeri kavram kullanmıştı. Sömürgeciliğin keşif kolu olarak tanımlamıştı. Şarkiyatçılık bir söylem olarak incelenmediği zaman aydınlanma sonrası Avrupa kültürünün Şark’ı siyasal, sosyolojik, askeri, ideolojik, bilimsel, imgesel olarak bir sistem disiplini anlamak olanaksız hal alıyor.
Düşüncenin tartışmanın, akli muhakemenin, insanların kendi tarihlerini varlığını yeniden yaratması bildiren bir tasarıma dayanıklı bir medeniyet ilkesi çerçevesinde Garp ile şark arasındaki ilişki, bir iktidar, bir egemenlik ilişkisidir, derecesi değişen karmaşık bir hâkimiyet ilişkisidir.
( Siyasal Siyonizm Allah yerine İsrail devletini koymaktan ibarettir. İsrail devleti batının doğudaki ileri karakoludur. ) Yazımızın bir sonra ki devamında İsrail neden Filistinde kuruldu soraki aşamaları neydi sorusuna yanıt olacak
ARAŞTIRMACI GAZETECİ YAZAR / İBRAHİM BUDAK